Hubyar.net
Referandumda HAYIR diyeceğiz

Biz Aleviler referandumda neden ‘’HAYIR’’ diyeceğiz

Biz Aleviler referandumda neden ‘’HAYIR’’ diyeceğiz

12 Eylül 2010 ‘da yapılacak olan referandumda Anayasanın bazı maddelerindeki değişiklikler halkın onayına sunulacak.

Bu maddeler; Anayasa Mahkemesinin yapısında yapılacak değişikliklerle Anayasa Mahkemesi üyelerini yürütmenin belirlemesini sağlamak, Askerlerin Yüce Divana sevkini sağlayan yasa, HSYK’ nın yapısını değiştirerek yürütmenin müdahalesinin sağlanması, Geçici 15. Maddenin kaldırılması, Kişisel verilerin korunması kanununda düzenlemeler, Yurt dışına çıkış yasağında düzenlemeler, Çocuk istismarı konusunda düzenlemeler, Sendika ve Toplu sözleşme kanununda düzenlemeler, Kamu denetçiliği kurumu (ombunsanlık) , Yüksek Askeri şura kararlarına yargı yolunun açılması, Toplu sözleşme hakkı, Askeri yargının düzenlenmesi, başlıklarından oluşmaktadır.

Anayasa değişikliğini teklif eden ve kararı çıkartan AKP hükümeti, referandumda EVET denilmesini savunurken, gerekçesini de ‘’demokratlık ve darbe karşıtlığı’’ üzerine kurmuştur. Referanduma HAYIR oyu verecekleri ise ‘’darbe yandaşı’’ olarak suçlamaktadır. Sadece AKP değil, diğer EVET çiler de HAYIR diyenleri darbeci ve darbe yandaşlığı ile suçlamaktadırlar.

HAYIR, oyu vereceklerini açıklayanların birbirlerinden çok farklı gerekçeleri bulunmaktadır.

 
Başbakan'a 12 Eylül'le hesaplaşmak için 13 öneri

Devrimci 78’liler Federasyonu, Meclis kürsüsünde 12 Eylül’de yaşananları dile getirerek, ‘gözyaşı döküp’, referandumda ‘evet’ oyu isteyen Başbakan Erdoğan’a, “Sekiz yıllık iktidarınızda bu açık hesabı kapatmak için hiçbir şey yapmadınız. Sandık görününce aç bir kurt gibi acıların ve değerlerin oluşturduğu aziz hatıralara saldırıyorsunuz. Devrimcilerin yakasından düşün” diyerek, tepki gösterdi.

 

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Salı günü grup toplantısında, 12 Eylül darbesi ile yaptığı konuşma sırasında ağlamasına tepkiler devam ediyor. Devrimci 78’liler Federasyonu, Başbakan’ın bu yaklaşımına cevap vermek ve darbenin otuzuncu yılında yapılacak etkinlikler hakkında bilgi vermek için Mülkiyeliler’de basın toplantısı düzenledi. 

 

SAHİCİ OLMAYAN HÜZÜNLÜ BİR ATMOSFER

Toplantıda, Federasyon’a bağlı Ankara 78’liler Derneği Başkanı Hüseyin Esentürk konuşmasının başında DİSK Başkanı Kemal Türkler davasında sanığın duruşmaya getirilmeyerek davanın zaman aşımına uğratılmasına tepki gösterdi. Esentürk, konuşmasının devamında Başbakan’ın 12 Eylül’le ilgili yaklaşımını değerlendirdi. Başbakan’ın grup toplantısında yaptığı konuşmayı Federasyon olarak dehşetle izlediklerini belirten Esentürk, “Bize ait değerleri ağzına alması ve sahici olmayan hüzünlü bir atmosfer yaratarak istismar etmesi son derece çirkin bulunmuştur” dedi. 

 

Erdoğan’ın, Erdal Eren ve Necdet Adalı’yı ahlarla yazıklamalarla anlatırken, yedi kişinin ölümüyle sonuçlanan Balgat Katliamı’nın eli kanlı katili Mustafa Pehlivan’ın mektubunu okurken de ağladığına dikkat çeken Hüseyin Esentürk, “AKP Grup toplantısı salonunda bir ağlama korosu oluşturulmuştu. Sonuçta da 12 Eylül günü yapılacak referandum işaret ediliyor ve ‘evet’ oyu isteniyordu. Böylece AKP’nin referandum propaganda profili de çizilmiş oluyordu” dedi. 

 

SANDIK UZAKTAN GÖRÜNÜNCE POLİTİKACILAR AĞLAMAYA BAŞLAR

 
'Ellerini arkadaşlarımızın üzerinden çek'

Başbakan, Anayasa referandumunda ‘evet’ oyu kullanılması için idam edilen gençlerin hatırasını kullandı. Devrimci gençlerin yol arkadaşları Erdoğan’a büyük tepki gösterdi

Başbakan Erdoğan, Meclis grup toplantısında 12 Eylül'de yapılacak referandumda anayasa değişiklik paketine neden 'evet' denmesi gerektiğini anlatmak için 12 Eylül döneminde idam edilen gençlerin mektuplarını okudu. Mektupları okurken sesi titreyen Erdoğan’ın, gözleri doldu ve mektubu tamamlayamadı. Bu sırada AKP sıralarında oturan başta Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç olmak üzere bazı milletvekilleri de ağladı. Arınç, daha önce de Erdoğan’ın konuşmalarında ağlamasıyla dikkat çekiyordu.

 

NECDET ADALI’NIN ADINI AĞZINA ALDI

Başbakan Erdoğan, Türkiye halkının bağımsızlığı ve özgürlüğü için devrimci mücadeleye girmiş ve idam edilmiş Necdet Adalı’nın idam gününden bahsederek yeni anayasaya evet oyu istedi! Erdoğan şunları söyledi: “Belki şu anda anlatacaklarım biraz farklı olacak. Yakın siyasi tarihi, ama trajik bir siyasi tarihi önünüze getireceğim. Bakınız Necdet Adalı daha 19 yaşında bir lise öğrencisiyken, cinayet işlediği iddiasıyla 1977 yılında tutuklandı. Bende o zaman bir siyasi partinin İstanbul Gençlik Kolları Başkanıyım. Suçsuzluğundan, serbest bırakılacağından o kadar emindi ki, cezaevinde arkadaşlarının firar girişimine katılmadı. Kendisini yargılayan hâkim Necdet Adalı’nın masum olduğunu iddia etti. Necdet Adalı 22 yaşındayken, 8 Ekim 1980’de asılarak idam edildi.”

 
Çay bahçesi olur cemevi olmaz

Beylikdüzü'nde cemevi yaptırma kararı kaymakamın suç duyurusuyla mahkemeye takıldı.

Beylikdüzü Belediye Meclisi'nin cemevi yaptırma kararı kaymakamın suç duyurusuyla mahkemeye takıldı. Kaymakam hukuki zorunluluk olduğunu savunurken meclis üyeleri ve Alevi örgütleri kaymakamı taraflı olmakla suçladı

Hükümetin Alevi, Kürt ve Roman açılımları son sürat devam ederken Beylikdüzü Kaymakamı çok tartışılacak bir dava açtı. Kaymakam Yusuf Odabaş, bir önceki belediyenin meclis kararıyla yapımına başladığı Cem ve Kültür Evi projesinin 'hukuki altyapısı olmadığı' gerekçesiyle inşaatın durdurulması için mahkemeye başvurdu.

 
Metin Altıok’ un eski eşi Füsün Akatlı hayatını kaybetti

2 Temmuz 1993 Madımak katliamında yaşamını yitiren Metin Altıok’ un eski eşi Füsün Akatlı hayatını kaybetti. Teşvikiye caminde yapılan törene katılan Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Ali KENANOĞLU, Alevi kurumları adına Füsun Akatlı’nın kızı Zeynep ALTIOK’a başsağlığı diledi.

Yazar, felsefeci, eleştirmen, eğitmen Füsun AKATLI hayatını kaybetti.

Edebiyat, felsefe yazıları ve incelemeleriyle tanınan Füsun Akatlı, 1944 Ankara doğumluydu. Ankara Üniversitesi'ndeki felsefe eğitiminin ardından doktorasını Hacettepe Üniversitesi'nde yapmış, bir süre bu okullarda ders vermişti.

80'li yıllarda önce reklamcılık, daha sonra İstanbul Şehir Tiyatroları'nda dramaturgluk yapan Doç. Dr. Füsun Akatlı, Yeditepe Üniversitesi'nin tiyatro bölümünü kurdu. Füsun Akatlı, felsefe, edebiyat kadar tiyatro üzerine de yazı ve çalışmalar yapmıştı.

 
Alevi Erkanına göre Hakka Yürüme töreni yapıldı.

Hubyar’ da uzunca bir zamandan sonra Alevi Erkanına göre Hakka Yürüme töreni yapıldı.

Hubyar Köyünde 1826 yılında yaşanan asimilasyon politikaları sonucunda Hakka Yürüme erkanında zoraki bir asimilasyon yaşandığı ve Hakka yürüyen canlara Sünnilikte olduğu gibi uğrlama töreni yapılmaya başlandığı bilinmektedir. O tarihten bu tarihe kadar da düzenli olmasa da genel olarak Sünni inancındaki gibi hakka yürüyen canların yolcu edildiği bilinmektedir.

3 Temmuz 2010 tarihinde Hakka Yürüyen Şah Melek Ana'nın uğurlama törenini aynı zamanda Şah Melek Ananın oğlu olan Erdoğan SEZER Dede yürüttü.

Dede Erdoğan Sezer, Annesinin uğurlama törenini Hubyar Köyü meydanında, Hakka yürüyen Can’ın başını Hubyar Dergahı/Türbesine çevirerek, Deyiş ve Duvaz imamlarla yürüttü. 

Uğurlama törenine başlamadan önce açıklama yapan Erdoğan Dede; Annem Aleviydi, öyle yaşadı, öyle hakka yürüdü,  İbadetini Alevi yoluna uygun olarak yaptı, onu öyle yolcu edeceğiz dedi.

Uğurlama töreninde asimilasyon sonucu bir uygulama haline gelen saf tutma, kabeye dönme, Kuran okuma, cenaze namazı kılma gibi Sünni inancında yer alan esaslara yer verilmedi.

hubyarNET-Ozel Haber – 5 Temmuz 2010

 
Halk ozanı Mahmut Erdal hakka yürüdü

Hayalin karşımda her an her zaman
Silmedin gönlümden karelerini
Eğer senden bana fayda yok ise
Arayım derdimin çarelerini

Mahmut Erdal destan oldum dillerde
Haber bekledim esen yellerde
Kulağım haberde gözüm yollarda
Uzattın hasretlik aralarını

Bir süredir tedavi gören ünlü halk ozanı Mahmut Erdal, İstanbul'da vefat etti.

Erdal'ın cenazesi, yarın saat 13.00'de Yenibosna Cemevi'nde yapılacak cenaze töreninin ardından, cuma günü memleketi Sivas'ın Divriği ilçesine bağlı Çamşıh'da Hüseyin Abdal Türbesi'nde toprağa verilecek.

1938 yılında Sivas'ın Divriğ ilçesine bağlı Şahin köyünde dünyaya gelen Mahmut Erdal, 8 yaşında bağlama çalmaya başladı. Kendi türkülerinin yanı sıra yöresel birçok türküyü arşive aktaran sanatçı, bugüne kadar TRT arşivine 400'ün üzerinde eser kazandırdı.

Uzun yıllar TRT radyolarında mahalli sanatçı olarak görev yapan Erdal'ın, şiirlerinin bir bölümünü ve bazı görüşlerini topladığı “Yine Dertli Dertli İniliyorsun” (1996) ve “Bir Ozanın Kaleminden” (1998) adlı yayımlanmış kitapları bulunuyor.
Erdal, evli ve 4 çocuk babasıydı.

Kaynak : Anadolu Ajansı

MAHMUT ERDAL KİMDİR

 
Kendisini 'düşkün' ilan eden dedeyi mahkemeye verdi

Alevi hukuku yargıdan döndü

Burdurlu bir Alevi, kendisini zinadan ‘düşkün’ ilan eden Alevi dedeye ‘hakaret’ davası açtı. Mahkeme, vatandaşı haklı buldu

‘ZİNACIDIR, CEMEVİNE ALMAYIN’
Burdur Niyazlar Köyü’nde yaşayan Şeref İpek, zina yaptığı iddiasıyla Alevi dede tarafından ‘düşkün’ ilan edildi. Köyün Alevi dedesi Halil Yılmaz, civardaki cemevlerine de “Bu kişiyi 4 yıl boyunca cemevine almayın” yazısı yazdı.

DEDE: BU ALEVİLİKTE BİR İLK
Şeref İpek, “İftira” diyerek dede ve 2 yakınına hakaretten dava açtı. Yargı, İpek’i haklı buldu ve sanıklara 87’şer gün hapis verdi. Alevi dedesi Yılmaz, “Bir talip, mürşidini dava etti. Şaşkınım. Bu Alevilikte bir ilk” dedi. Tekin ATAY/ AHT

Alevi hukuku yargıdan döndü
Burdur’da, Şeref İpek isimli Alevi vatandaş tarihte ilk kez Bektaşi hukukunu yargıya taşıdı. Kendisini düşkün ilan eden Alevi dedesi Halil Yılmaz ile kardeşi Hüseyin Yılmaz ve eşi Dudu Yılmaz’a dava açan İpek, haklı bulundu. Mahkeme Yılmaz Ailesi’ne 87’şer gün hapis cezası verdi, ardından 1740’ar lira paraya çevirdi

BURDUR’un Yeşilova İlçesi’nde, Alevi bir vatandaşa, “örf hukuku” uyarınca verilen “düşkünlük” cezası tarihte ilk kez yargıya taşındı. Düşkün ilan edilen Şeref İpek, iftiraya uğradığını  ileri sürerek, Alevi dedesi Halil Yılmaz ile kardeşi Hüseyin Yılmaz ve eşi Dudu Yılmaz’a dava açtı.
Mahkeme Halil, Hüseyin ve Dudu Yılmaz’ı hakaret suçundan 87’şer gün hapis cezasına mahkûmetti. Ardından cezaları bin 740’ar lira para cezasına çevirdi.
Evli ve 4 çocuk babası Şeref İpek (52), bir kadınla ilişkisi olduğu gerekçesiyle, Alevi dedesi Halil Yılmaz’ın (80) denetiminde yapılan cemtoplantısında, Aleviliğin örf hukuku uyarınca “düşkün” ilan edildi.
Düşkünlüğü haksızlık olarak gören İpek, Halil Yılmaz ile kardeşi Hüseyin Yılmaz (74) ve eşi Dudu Yılmaz’ı (73) kendisine iftira attıkları gerekçesiyle savcılığa şikâyet etti.

 
“Madımak Katliamı” Yaklaşık Yüz Bin Kişinin Katılımıyla Lanetlendi

Sivas olaylarında hayatını kaybedenler, Madımak Oteli önünde düzenlenen törenle anıldı.
Ethem Bey Parkı önünde toplanan çok sayıda sivil toplum örgütü ve çeşitli siyasi partilerin üyeleri, kortej halinde yürüyerek sloganlarla olayların yaşandığı Madımak Oteli önüne geldi. Saygı duruşunun ardından otel önüne karanfil bırakıldı ve olayda hayatını kaybedenlerin isimleri okunarak ''burada'' diye karşılık verildi. Daha sonra olayda yaşamını yitirenlerin aileleri, Madımak Oteli'ne girdi. Bu sırada otel önünde kısa süreli karmaşa yaşandı. Otel içinde olayda hayatını kaybedenlerin yakınlarının gözyaşlarına hakim olamadıkları görüldü.

Otel önünde düzenlenen programda konuşan Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Ali Balkız, Madımak Otelinin müze olacağını söyleyerek, ''Bu devlet iki yüzlülükten kurtulmalıdır. Bizden özür dilemelidir. Sivaslılardan özür dilemelidir. Özür dileyen devlet küçülen devlet değildir. Aksine büyüyen devlettir. Bir kez daha bu tür katliamlar olmasın diye, biz 17 yıl değil, 170 yıl geçse de, nasıl ki Kerbela'yı unutmadık, burayı da unutmayacağız. İnşallah galip gelinceye kadar'' dedi.

Olayın ardından o günkü TBMM'nin toplandığını, bir araştırma komisyonu kurduğunu ve rapor hazırladığını belirten Balkız,''O rapora göre meğer bütün suç, günah bizdeymiş'' dedi.

Dün yeni bir kanun çıkartıldığını, daha büyük bir Diyanet kurulduğunu söyleyen Balkız, ''Bütün partilerin milletvekillerinin verdiği oyla hayırlı olsun artık çok daha büyük bir Diyanetimiz var'' diye konuştu.

 
Sayın Veliyettin Hürrem Ulusoy’dan Canlara toplantı çağrısı

Hacı Bektaş Dergahı Mürşidi Veliyettin Hürrem Ulusoy Alevi kanaat önderlerine toplantı çağrısı yaptı. İşte o çağrı;


 

 

Hacı Bektaş, 26.06.2010

 

Değerli Canlar,

Serçeşme’de buluşmak, halleşmek, geleceğimiz üzerine ortak Yol’umuzda birlikte hareket etmek üzere ; Alevi Ocak temsilcilerimizi, Kurum yöneticilerimizi, Akademisyenlerimizi, Sanatçılarımızı, İşverenlerimizi, Medya mensuplarımızı ve Hukukçularımızı,15 Ağustos 2010 Pazar günü Hacı Bektaş kasabasına mihman olmaya davet ediyorum.

Program, yer ve saat önümüzdeki günlerde sizlerle paylaşılacaktır.

Saygılarımla. 

Veliyettin Hürrem Ulusoy

 

Not : Katılımcı Canların, Ad ve Soyad, Temsil ettiği kurum veya çalışma alanı, ülke ve şehir, e-mail adresi, telefon numarası bilgilerini Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir   adresine bildirmeleri rica olunur.

 
<< Başlat < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sayfa 1 > 33