Alevi İnternet Siteleri ve Hubyar.org/com/net
Aleviler sözlü gelenekten gelmelerine rağmen ve yazılı geleneğe geçip geçmediği de bir taraftan halen tartışıla dururken, internet dünyasında çok etkin bir şekilde yerlerini almayı başardılar.
2000 yılı idi Hubyar.org/com/net siteleri ile yayına başladığımızda. O zaman Alevilerin internet ortamında bir kaç sitesi vardı. Alevi.com ve Aleviyol etkin bir yayın içerisindeydi. Bununla birlikte akademik çalışmaların yayınlandığı ve Ali Yaman ile arkadaşları tarafından yapılan Alevibektasi.org sitesi vardı. Bununla birlikte bir kaç kurumumuza ait siteler de bulunmaktaydı; ancak etkin güncelleme yapabilen siteler değildi bunlar.
Karacaahmet sitesi 2002 ya da 2003 yıllarında internet sitesinin açılışını yapmak için Dergâhta bir tören düzenlemişti. Bu tören aslında Alevilerin bu sanal ama bir o kadar da etkin internet ortamına verdikleri önemin bir göstergesiydi.
Törende Alevi dünyasının önemli isimleri ve yöneticileri vardı. Konuşmalar yapıldı, internet sitesi tanıtıldı, lokmalar yenildi. Ben o zaman bunu çok önemsemiştim. Çağımızın iletişim dünyasında Alevilerin nasıl yer alacağının ipucuydu bu. Şimdilerde İnternet siteleri bir dernek gibi hareket edebiliyor, kitle topluyor, mitinglere destek sunuyor, piknikler, geceler düzenleyebiliyor. Platformlar, birlikler, meclisler oluşturabiliyorlar.
2000 yılından 2009 yılına kadar Hubyar.org sitesi de yayın hayatına gelişerek devam etti. Hem Alevilik konusunda, hem de Hubyar Sultan Ocağı özelinde aranan, takip edilen, kaynak olarak başvurulan bir site oldu. Ulusal, görsel ve yazılı basında Hubyar.org’un yaptığı özel haberler manşet ya da önemli derecede yer tuttu. Birçok basın muhabiri bizzat şahsımıza ve e.posta yolu ile de sitemize mesaj göndererek Alevilik konusunda başvuru kaynağı olduğumuzu ilettiler.
Hubyar.org sitesi ilk yayın hayatına başladığında özellikle yurt dışından birçok Hubyar Ocağı mensubunun sadece bu siteyi takip etmek, mesaj defterine yazı yazmak, tartışmalara katılmak, Anasına, Babasına, Türkiye deki yakınlarına selam göndermek için evine bilgisayar aldığını, internet bağlattığını biliyorum. Sitede teknik bir arıza çıktığında telefonlarımızın susmayıp, “Türkiye ile bağlantımız kesildi. Tek haber aldığımız yer burası” diye arayanları unutamıyoruz.
Hubyar.org 1 yıl öncesine kadar günlük Alevilik haberlerinin takip edildiği bir site idi. Ancak son 1–2 yıldır yeni, genç arkadaşlarımızın bu alanda çalışmaya ve yayın yapmaya başlamasıyla Hubyar.org bu alanı terk etmeye başladı. Özellikle Alevionline.com (Bizimgazete.org), Alevihaberajansi.com sitelerinin yayın hayatını güncel Alevilik haberleri konusunda başarıyla sürdürmeleri bu alanda ısrar edilmemesi gerekliliğini doğurdu.
Hubyar.org/com/net siteleri olarak yeni bir döneme geçme ve yeni bir misyonla çalışma ihtiyacı doğdu. Aslında yürüttüğümüz ama adını koymadığımız misyonumuzu üstlenme ve yeni bir isimle Özel ve Özgün Alevilik Haberleri üzerine çalışma dönemini başlattık.
Yapmış olduğumuz yayıncılığın adının NET yayıncılığı olması sebebiyle ismimizi hubyarNET olarak koymayı uygun gördük. Tabii Hubyar.org/com/net 3 adresle de girildiğinde aynı siteye gidilecektir.
hubyarNET’ in yayına hazırlanmasında emeği geçen Ceyhun Günal, Ali Ersin Kelleci, Ali Kaya, Koray Çelik, Dilek Düldül, Duygu Önal arkadaşlara Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği olarak teşekkürlerimizi sunarız.
Ali KENANOĞLU
Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği
Başkan
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
Yorumlar
hepimiz kürdüz aleviyiz kızılbaşız türkmeniz ama önce insanız!
toplumlara inanç özgürlüğü!
www.ayrimvar.com
www.ayrimvar.com
www.ayrimvar.com
Sayın Başbakan,şimdide Kerbela açılımı yaptı.Kerbelayı yapanlara karşı yapsana açılımını.Cem evlerine cümbüş evi dedim ,sivasta alevileri yakanlar benim partidaşlarımdı de .Hele bunların bir açılımını yap.Ben ce genel merkezde bir de cem tutun .Adıda akp ye abd ye açılalım olsun. Nası olsa sayın başbakan BOP eşbaşkanıyım diyor. O bama hazretleri kendilerini pek sever ve de dinler.Şimdi gelelim esas meseleye.ATATÜRK ne yapmış.tekke ve zaviyeleri, tarikatları,kula kulluğu ,şeyhlığı,sahte din bezirganlığını,şeriatçılığı yasaklamış.Çünki Feodal ağalara,şeyhlere ,bilumumemperyal ist uşaklarına ve şeratçı yobazlara karşı savaşı kazanmış.Onları perişan etmiş.Kula kulluk yok artık hepiniz yurttaşsınız.Ö ZGÜR VATANDAŞLARSINIZ DEMİŞ.Kimse sizi bir torba kömüre bir poşet erzağa satın alamasın demiş.Hepinizin karekteri tam bağımsızlık,laiklik olsun demiş.Kimsenin adamı olmayın,Cumhuriyet in özgür yurttaşları olun demiş. ŞEYHLER AĞALAR,İNGİLİZ UŞAKLARI ,HAÇLI UŞAKLARIbuna karşı çıkmışlar. ŞEYH saitler, şeyh seyitler saidi nurlar, şeyh fettullahlar,şeyh apolar,şeyh müslümler bilumum cumhuriyet düşmanları birleşmiş dağlara çıkmış lar.YURTTAŞ OLAMAYAN şeyhin müritleri onların peşinden gitmiş.Şimdi soruyorum sizlere.Bunların hangisi ayıp.MUSTAFA KEMAL OLMAKMI,ŞEYH olmakmı ayıp.İngiliz uşağı olmakmı, vatansever olmakmı ayıp.AĞA BABA ŞEYH OLMAKMI CUMHURİYETÇİ OLMAKMI AYIP.O tarihte benim alevi türkmen atalarım yurttaş olmuşlar. Biz cumhuriyetçiyiz ve laikiz demişler.Kula kulluk yok demişler.Ve ne şeyh saide nede diğer şeyhlere destek vermişler.Bunlar zaten şimdi ATATÜRK ü bektaşi idi diye güya suçlarlar.Onlara göre suç YİĞİTLİK MERTLİK ağa ya şeyhe emperyalistlere baş kaldırmaktır. Onları savunmak değil.Ecevit ambargoya abd ye baş kaldırdığı için,KARAOĞLAN oldu.Karayılan fransız emperyalizmine kurşun attığı için karayılanoldu.Kubilay aydınlanmayı savunduğu için kahramanca öldü.bop eşbaşkanlığımı,bağımsız başbakanmı hangisi ayıp .SAYIN BAŞBAKANgerçekten doğru söylüyor.Korkaklar kahraman olamaz.TÜRKİYEDE KAHRAMANLIĞIN yoluABD ye başkaldırmaktan geçiyor.Çık de ey amerika kaçtane masum Iraklı öldürdünüz.Müslüman kanı akıttınız.Bunların hesabını verin bakalım de. AİHM DE mahkemeye ver.Conileri abd başbakanını tutuklat Bende akp ye üye olmazsam namerdim. hodri meydan.sayın başbakan.
Salı, 02 Şubat 2010
“Cemaate dokunan yanar” mesajı verilen ve ilginç gelişmelerin yaşandığı Erzincan’da neler oluyor? Alevi doktorun insanca sağlık hakkı mücadelesi memuriyetten atılmasıyla son buldu.
“Cemaate dokunan yanar” mesajı verilen ve ilginç gelişmelerin yaşandığı Erzincan’da neler oluyor?
Erzincan Mollaköy Beldesi Sağlık Ocağı'nda görev yapan Alevi inancına mensup Doktor Müslüm Doğan memuriyetten çıkarıldı. Mollaköy Beldesine daha kaliteli ve insanca sağlık hizmeti vermek için mücadele veren Müslüm DOĞAN, “Memuriyetle bağdaşmayacak davranışlarda bulunmak” suçlamasıyla açılan soruşturma sonucunda devlet memurluğundan çıkarıldı.
Erzincan Demokrasi Platformu ve Mollaköy halkı, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği öncülüğünde düzenledikleri ortak basın açıklaması ile ayrımcı uygulamaya tepki göstererek doktorun işe iade edilmesini ve sorumluların cezalandırılmasını talep etti. “Eşit Yurttaşlık Hakkı İçin Ayrımcılığa Hayır / Doktorumuz Geri İstiyoruz / Mollaköy Beldesi Halkı - Erzincan Demokrasi Platformu” pankartı açan yüzlerce Alevi vatandaş “Ayrımcı zihniyet istemiyoruz” , “Doktor değil ayrımcılar sorgulansın” ve “Mollaköy halkı doktorunu istiyor” sloganları ve alkışlar eşliğinde bir basın açıklaması yaptı. Yapılan basın açıklamasında şu görüşlere yer verildi:
“İlimize bağlı Mollaköy Beldesi, 3000’e varan nüfusuyla ve İl merkezine yakınlığıyla avantajlı bir belde olması gerekirken, bu güne kadar bu avantajdan yeterince yararlanamamış yerleşimlerimizden biridir. Belde nüfusunun tamamına yakını Alevidir.
Tarih boyunca bu topraklarda karşılaştığımız her türlü ayrımcılığa, baskı ve katliamlara rağmen bizler, hala bu ülkenin asli bir unsuruyuz. Bu günden sonra da geliştirilecek hiçbir haksızlık ve ayrımcılık politikası da bu gerçeği değiştiremeyecektir.
Alevilerin çoğunlukta oldukları diğer yerleşim yerleri gibi, Mollaköy Beldesi de gerek ülke geneline gerekse de İlimize yapılan yatırımlardan hakça pay alamamaktadır. En temel sağlık ihtiyaçlarını karşılama noktasında bile akla mantığa sığmayacak biçimlerde engeller koyulmakta ve çeşitli bürokratik engellerle, Mollaköy Beldemiz adeta kaderini kabullenmeye zorlanmaktadır.
Buna son örnek ise Mollaköy Beldesi Sağlık Ocağı’nda görev yapan Doktor Müslüm DOĞAN’ın bu haksız uygulamalara karşı çıktığı için, usulsüz soruşturmalar sonucunda “Memuriyetten Men” cezası ile cezalandırılmasıdır.
Tek amacı Mollaköy Beldesine daha kaliteli ve insanca sağlık hizmeti vermek olan Müslüm DOĞAN hakkında “Memuriyetle bağdaşmayacak davranışlarda bulunmak” suçlamasıyla açılan soruşturmanın asıl nedeni, çoğunluğu Alevi olan Mollaköy’e karşı kafalara yerleşmiş olan ayrıl-mcılık kültürü ve bu nedenlere Alevilere para harcanmak istenmemesidir. Bu bir devlet politikasıdır. Oysa ki Molaköy halkı da herkes gibi bu devlete vergi ödemektedir.
Dr. Müslüm DOĞAN’ın Alevi olması ise yaşananların üzerine tuz biber olmuştur. Sağlık Ocağına malzeme isteyen doktora soruşturma açılması ve memuriyetten atılması gibi bir olay başka nerede görülmüştür? Bunun başka bir örneği daha var mıdır? Dilekçe yazmak, nasıl olur da memuriyetten men ile cezalandırılır? Keza Dr. Müslüm DOĞAN hakkında yürütülen soruşturma da usulsüzlüklere doludur. 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun ilgili disiplin maddeleri gereğince olumsuz sicil alması durumunda başka bir disiplin amiri emrine atanması gerekirken ve bu yapılmadan “Men” cezası verilemeyecek olan Dr. Müslüm DOĞAN hakkında bu kurala uyulmamış, aynı disiplin amiri tarafından, men cezasının koşulları oluşturuluncaya kadar, kendisine çeşitli disiplin cezaları verilmiştir. Ayrıca kendisiyle aynı dönemde göreve başlayan personelin asaleti tasdik edilirken, Dr. Müslüm DOĞAN bu haktan da mahrum bırakılmıştır. Böylece en küçük bir soruşturma karşısında en ağır cezayı almasının yolu kasıtlı olarak açılmıştır. Bütün bunlar da Dr. Müslüm DOĞAN’a ve Onun şahsında Mollaköy Beldesine yapılan ayrımcılığın en büyük kanıtıdır!
Dr. Müslüm DOĞAN, hastalara ve Mollaköy halkına saygısız davranmakla ve görevini yapmamakla suçlanmaktadır. Bu ayıptır, zulümdür, günahtır! Mollaköy Beldesinde doktorumuza destek amacıyla toplanan 1500 küsur imza da bunun kanıtıdır. Ayrıca bugün burada toplanan kalabalık da, bu iddiaların sahiplerine verilen en güzel cevaptır!
Bizler, Mollaköy Beldesi halkı olarak yaklaşık 2 yıldır beldemiz Sağlık Ocağında doktor olarak görev yapan Müslüm DOĞAN’ın çalışmalarından ve bizlere olan hizmetinden memnunuz. Bizlere daha iyi sağlık hizmeti verme çabasından dolayı İl Sağlık Müdürlüğü tarafından haksız ithamlarla soruşturma açılarak meslekten men ettirilmesinin, bizlere ve beldemize yapılan büyük bir haksızlık ve ayrımcılık olduğuna inanıyoruz. Doktorumuza ve beldemize karşı yapılan mezhepsel ve siyasal ayrımcığın sona erdirilerek, doktorumuzun göreve iade edilmesini ve sorumlular hakkında gerekli işlemlerin yapılmasını talep ediyoruz.”
Devlet memurluğundan men edilen doktor, yargıya başvurdu
ERZİNCAN'ın Mollaköy Beldesinde yaklaşık 19 aydır hekim olarak görev yapan 30 yaşındaki Müslüm Doğan, sağlık sorunlarını gidermek için verdiği dilekçeler yüzünden önce uyarı, ardından meslekten 'men' cezası aldı.
2007 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun olduktan sonra 15 Mayıs 2008 tarihinde Mollaköy Beldesinde bulunan sağlık ocağında doktor olarak göreve başlayan Müslüm Doğan, devlet memurluğundan men edilmesini 'ayrımcılık' olarak nitelendirdi. Dr. Doğan " Ben yöre halkına daha kaliteli hizmet verebilmek için 30'dan fazla dilekçe verdim. Ama hiçbir sonuç alamadım. Bunun üzerine kurumları, başbakanlığa ve diğer bakanlıklara şikayet ettim. Önce uyarı cezası, ardından memuriyetle bağdaşmayacak işler yaptığım iddiası memuriyetten atıldım. Bende Sivas İdare Mahkemesine dava açtım" dedi.
Sağlık Müdürü Mesut Turan ise görevini ihmal, hastalara bakmak yerine şikayet dilekçeleri ile asılsız ihbarlarda bulunan Dr. Doğan'ın görevine 15 Ocak 2010'da son verildiğini bildirdi. Sağlık Bakanlığının hışmına uğrayan pratisyen doktor Doğan'a, Eğitim Sen ve Pir Sultan Abdal Dernekleri destek verdi. Belde halkı Dr. Doğan'ın göreve iade edilmesini istedi.