Alevilerin İslam' ı
Hubyar.net tarafından yazıldı   
Pazar, 31 Mayıs 2009 16:48
PDF Yazdır e-Posta

Ali KENANOĞLU

Alevi Kimliği

Bu tebliğ Süleyman Demirel Üniversitesi – İlahiyat Fakültesinin 29-30 Mayıs tarihlerinde yapmış olduğu ''Günümüz Aleviliğinde Eğitim Çalıştayı'' başlıklı toplantısında sunulmuştur.

 

- Alevilerin İslam’ı, içi - özü olduğumuz İslam 

- İki Alevi İnanç Önderinin İdam fermanları

- Çözüm Önerisi  

...

Peki, Dünya genelinde bilinen Türkiye de de Devletin Resmi Dini Kurumu (Diyanet) tarafından da kabul edilip uygulanan bu İslam’ ı,  İslam’ın 5 şartını ve onun şekli ibadetini ve ibadethanelerini (Cami, mescit) kabul etmeyen bu Alevi toplumu nasıl bir İslam’ ın içindedir. Nasıl bir İslam' a İnanmaktadırlar :

 

Alevilik, kimine göre Hz. Muhammed’ in Hakka Yürümesinden sonra yaşanan ayrışmalardan oluşmuştur. Kimine göre Türklerin Orta Asya’dan getirdikleri inançtır, kimine göre ise 10 bin yıldır Anadolu’ da var olan bir inançtır Alevilik. Kimlilerine göre de daha farklı şekillerde ortaya çıkmıştır.

Ne zaman nereden geldiği, nasıl oluştuğu tartışıla dursun herkesin kabul ettiği bir gerçekliktir Alevilik.

Bu gerçekliliğin kabulü ile birlikte bu kimliğin ne olduğu, inanç esaslarının nelerden ibaret olduğu ve en önemlisi de İslam’ la ilişkisi de yüz yıllardır tartışmaktadır.

Alevilerin büyük bir çoğunluğu yüzyıllardır kendilerini İslam’ın içinde hata özü esası olarak görmektedirler.

Fakat burada nasıl bir İslam tanımlanmakta ve yorumlanmakta ve uygulanmaktadır. Yani Aleviler nasıl bir İslam’ın içindedirler.

Alevilere göre İslam ve onun kutsal kitabı kuran Hz. Muhammed’ in hakka yürümesinden sonra müdahalelere uğramış ve aslının dışına çıkartılarak değiştirilmiştir.

Kuran; Ömer, Osman ve Özellikle de Maviye ile Yezit zamanında değiştirilmiş, birçok ayeti, sayfaları yakılmış, yok edilmiştir. Böyle inanmaktadır Alevi toplumu. Bu nedenle de bizim kuranımız ‘’Telli Kuran’’ ve ‘’Kuranı Natık’’ demektedirler. Ozanların, pirlerin deyişleri, duvaz imamları, sözlerini kuranın ayetleri olarak kabul etmektedirler.

Emeviler ve Abbasiler gerçek İslam’ı yok sayıp, 4 mezhepten oluşan bir Sünni anlayış ortaya koymuştur İslam adına. Hatta 1836 yılında İdamla yargılanan ve Alevilerin Ser çeşme Mürşidi, İnanç Önderi olan Hamdullah Çelebi, Sünniliğe İslam denilemeyeceğini ve Sünniliğin yapmış olduğu ibadet ve inanç esaslarının da kabul edilemeyeceğini söylemektedir.[1] Aleviler bu şekilde bakmaktadırlar Sünniliğe ve onun inanç şekillerine.

Camiyi ve mescidi değil, Cemevi ve Dergâhları kendisine ait ibadethane olarak görmektedirler.  Şekli anlamda bilinen ve Camilerde eda edilen Namazı değil, cem evlerinde ve dergâhlarında yaptığı cemi ibadet olarak kabul etmektedirler. Ramazan Orucunu değil, Hızır ve Muharrem Orucunu oruç olarak kabul etmektedirler. Kâbe’yi, kıbleyi İnsanın cemali olarak gören ve bu sebeple de İbadetinde yönünü İnsana dönen, yaradılıştan, ölüme kadar bütün yaşam ve uygulamalarında Sünni anlayışının belirlediği ve olmazsa olmazlarını ret eden bir toplumdur Aleviler.

Müziği ret eden bir İslam anlayışı karşısında, bağlamayı ve kemanı ibadetin içine sokmuştur.  Resimi kabul etmeyen, hele hele ibadet edilen yerde resime ve heykele kesinlikle yasak koyan bir uygulamaya karşı tüm ibadethanelerin inde kendince kutsal saydığı değerlerin resimlerini asmıştır duvarlarına, heykellerini yaptırmış koymuştur. Kadınlı erkekli.

İbadette kadınla erkeğin kesinlikle yan yana duramayacağını kabul eden bir inanışın aksine tüm ibadetlerini kadın erkek aynı mekân içinde yapmaktadır Alevi toplumu.

Kimilerinin cümbüş, kimilerinin dans diye nitelediği semahında kadınıyla erkeği birlikte sergilemektedir rütuellerini.

İçkiyi bırakın İbadetinde, günlük yaşamda bile haram kılan bir inancın aksine, Dolu ve Dem diye nitelediği içkisini duralayarak içmektedir Alevi toplumu. Kimi bölgelerde Cem İbadeti esnasında da dem olarak alınmaktadır.

Peki, Dünya genelinde bilinen Türkiye de de Devletin Resmi Dini Kurumu (Diyanet) tarafından da kabul edilip uygulanan bu İslam’ ı İslam’ın 5 şartını ve onun şekli ibadetini ve ibadethanelerini (Cami, mescit) kabul etmeyen bu Alevi toplumu nasıl bir İslam’ ın içindedir. Nasıl bir İslam' a İnanmaktadırlar :

Aleviler İslam’ın özünü taşıdıklarını ve yansıttıklarına inanmaktadırlar. Kırklar Ceminde Kadınlarla erkeklerin birlikte can olduklarına ve ilk semahı, üzüm tanesinin ezilip engür eylenmesiyle oluşan Dem i alan Hz. Muhammet Mustafa’ nın döndüğüne inanmaktadır.

Aleviler İslam’ ı Hak Muhammet Ali inancı olarak görmektedirler. Bu İslam’ da İbadethane Cemevi ve Dergâhlardır. Yeryüzündeki her mekândır. Her alandır.  Toplu İbadet Cem dir. Alevilerin İslam’ın’ da; Erkek dişi sorulmaz, muhabbetin dilinde - Hakkın yarattığı her şey yerli yerinde - Noksanlıkta, eksiklikte senin görüşlerinde…  Diyen Hace Bektaş Velinin dediği gibi görmektedir. Bu İslam’da Kadınını ve erkeğini günlük yaşamında yanından ayırmayan Alevi toplumu ibadetinde de yanından ayırmamaktadır. Onunla Can olmaktadır.  

Enel Hak Felsefesiyle, ölüm yoktur Hakka yürümek, Hak katına ulaşmak vardır inancıyla, Cennet cennet dedikleri, birkaç köşkle birkaç huri, sen isteyene ver onu, bana seni gerek seni deyişinde Yunusun dediği gibi, öbür dünya ya bakan bir İslam’dır Alevilerin içinde olduğu İslam.

Alevi Kimliğini oluşturan İnançsal yapı bunlardır. Bu topluluğun bu şekilde inanıyor olmasından kaynaklı olarak yüzyıllardır bu topraklarda katliamlara uğramışlar, dışlanmışlar, baskı altında tutulmuşlardır. İslam olarak görülmemişlerdir.

Osmanlı Belgelerine göre, Pir Sultan Abdal'ın katlini vacip kılan resmi gerekçeler özetle şunlardır: 2[i]

1- Pir Sultan dinsiz, namaz kılmıyor ve oruç tutmuyor
2- Şeriata aykırı söz söylüyor ve davranış sergiliyor.
3- Müslümanlara 'Yezit' diyor ve şarap içiyor.
4- Kura’n ve İslam Peygamberi hakkında uygunsuz sözler söylüyor.
5- İslamiyet'in ilk üç halifesine sövüyor.
6- Peygamber hanımı Hz. Ayşe'ye hakaret ediyor.
7- Cem Ayini gibi gizli toplantılar yapıyor.
8- Safevi taraftarı ve Kızılbaş taifesinden bir devlet düşmanı.
9- Rafızî kitaplar bulunduruyor okuyor ve okutuyor.
10- Saz ve Çalgı çalıyor törenlerde semah dönerek oyun oynuyor.
11- Törenlerde ve dışarıda haremlik selamlık kuralına riayet etmiyor.
12- Mehdi-i Zaman (Zamanın Mehdisi) gelecek propagandası yapıyor...

 

Bu sebepler Alevi toplumunun İslam’ ın gerçek uygulaması olduklarına inandıkları esaslardır.

Yine 1836 yılında İdamla Yargılanan ve daha sonra idam kararı verildikten sonra sürgün cezası ile cezalandırılan Hamdullah Çelebi’ nin suçları ise şöyle sıralanmaktadır;

1-    Ehli sünnet yolundan ayrılmak Alevilik Bektaşilik gibi bir yol tutmak

2-    Hak olan 4 mezhep dışında başka bir yola sapmak

3-    Muaviye ve Yezit’ e Lanet okumak

4-    Namaz Kılmamak ve Hace Bektaş Dergâhında toplu namaz kıldırmamak

5-    Kuran okumamak ve Türkçe dua okumak

6-    Allaha şekil vermek, insana benzetmek (Enel Hak)

7-    Dergâhta deyiş söyleyen âşıkların Enel Hak diye deyişler söylemesi

8-    Tövbe ederek günahların affolacağına inanmamak

9-    Gayri Müslimlerle iyi diyalog içinde olmak, onlarla dergâhta muhabbetler etmek

10- Boşananın düşkün diye cezalandırılmasının şeriata aykırı tavır olması

11- Hac ibadeti, zekât, oruç ve namaz ibadetini şekil ibadetidir diye kabul etmemek

12- Hayrın Allah’ tan geldiğine ama Şer in Allahtan geldiğine inanmamak

 

Gerek Pir Sultan Abdal’ ın idam kararı gerekse Hamdullah Çelebi’nin idam kararına bakıldığı zaman Alevi toplumunun İslam diye inanıp uyguladığı ve kutsal kabul ettiği inançlar ve ibadetlerdir. Bu iki şahsiyetin Alevilerin İnanç Önderi, piri, mürşidi olması açısından örnek olarak ortaya koymak önemlidir.

Alevi kimliğini oluşturan inançsal esaslar bulardır. Buradan yola çıkarak Alevilerin sorunlarına çözüm aramak gerekmektedir.

Oysa bu durum karşısında ne yapılmaktadır. Devlet, Hükümet ve Devletin resmi Kurumları Biz İslam’ın içindeyiz ama ibadetimiz bu şekilde diyen Alevilere, siz çok haklısınız, siz İslam’ın içindesiniz ama size İslam yanlış öğretilmiş, gelin biz size doğru İslam’ı öğretelim, buyurun camiye, ramazan orucuna diyerek başlıyorlar. Bu söylem Asimilasyoncu bir yaklaşım olarak değerlendirilmektedir.

Diğer taraftan ise’’ bizim inanç, ibadetimiz sizinkinden çok farklı eğer siz İslam sanız biz bu İslam’ın dışındayız, farklı bir inanç yapısıyız’’ diyenlere karşı da; siz bölücüsünüz, siz din düşmanısınız, İslam düşmanısınız, Avrupa Birliği yandaşısınız, siz yeni bir din yaratmaya çalışıyorsunuz, ülkeyi bölmek, parçalamak istiyorsunuz denmektedir.

Bu iki akış açısıyla Alevi toplumun sorunlarına çözüm aramak mümkün değildir.

Bu bağlamda sizlere ve kamuoyuna şunu öneriyorum;

1-    İslam’ da büyük bir reform yapılacak; Bütün bu inanç yapısına sahip olan Alevi toplumunu, dönüştürme, başkalaştırma, Şiileştirme, Sünnileştirme çalışması yapmadan olduğu gibi, kabul ettikleri ve benimsedikleri inançsal yapılarıyla İslam’ın İçinde kabul edeceksiniz. İslam açısında çok önemli bir reform sayılacak bu adımı resmen atıp, bunu kabul edeceksiniz ve Aleviler üzerinde asimilasyon çalışmalarına son vererek Alevi toplumunun kendi İnançsal sistemini oluşturmasının önünü açacaksınız,

2-    ‘’Böyle bir inancı İslam olarak kabul edemeyiz, sizin inancınız farklı bir inançsal yapıdır’’ deyip, Alevi toplumundan eliniz çekeceksiniz.

Alevileri camiye çekerek, onların sorunlarını cami içerisinde arayarak yapılacak çözüm önerileri gerçekçi olmadığı gibi, bu uğurda kellesini vermiş bir toplumun bunu kabul edeceğini beklemek te doğru değildir. Ayrıca bu yaklaşım, insan hak ve özgürlüklerine, din ve vicdan anlayışına, Bilime de aykırıdır. 

Saygılarımla

Ali KENANOĞLU

29 Mayıs 2009

Süleyman Demirel Üniversitesi – İlahiyat Fakültesi

Günümüz Aleviliğinde Eğitim Çalıştayı

Eğirdir - Isparta



[1] Hamdullah Çelebinin Savunması – İsmail Özmen - Yunus Koçak. Ankara 2007



2 - Ali Haydar Avcı, Osmanlı Gizli Tarihinde Pir Sultan Abdal ve Bütün Deyişleri

 

Yorumlar

avatar Aydın Şafak
-1
 
 


Sayin Kenanoglu.
29-30 Mayis "Günümüz Aleviliginde Egitim Calistayi"Baslikli Toplantida,Sunmus oldugunuz Görüs Dogrultusunda,Alevilerin ve Alevi Örgütümüzün Görüslerini Sunmada göstermis oldugunuz durusunuzu selamliyorum.
Daha Öncede Elimize Ulasan,Ispartada,Süleyman Demirel Ünüversitesinde verilecek Olan Panelin Icerisinde Sizin Isminizi görmek Örgütümüz acisinda Memnuniyet yaratti.
Sayin Kenanoglu.
Alevi Toplumu nasil Bir islama inandigi,yada nasil Bir Islamin icinde oldugu,ne zaman nerde geldigi,nasil olustugu,gercekligiyle her kesin anlattigi yada Kabul ettigi bir gercek oldugudur Alevilik.
Anlatiminizdan yola cikarak,Aleviligin Islamin icinde,hatta Özü Konusunda,Nasil bir islam tanimlamakta,ve nasil islamin icinde oldugu gercegini Sunmus oldugunuz gercekligiyle,Dedelerimizin ve Atalarimizin Gecmiste anlattiklariyla,ve sizinde Bu Konulara gelistirici Yeni kazanimlar sunarak aciklayici ve bir o kadarda zihinlerdeki Kalan Soru isaretlerin Kilidini acarak,Doyurucu bilgilerinizden Dolayi Tesekkür ediyoruz.
Onun Icin Bu Doyurucu Düsünceleri,Bildigim ve Tanidigim Site ve E-Mail adreslere aktarmayi da Kendimizde Görev olarak görmekteyiz.
Ayni Zamanda,Bulundugum Bölgede,Yazinizi A3 Formatinda Büyüterek,Dernegimizin Panosunda astik.

Göstermis oldugunuz durusunuzu ve Örgüt cizginizi selamliyorum.
Kendinize iyi bakin.Dostca,ve Yoldasca Selamlar.
Aydin Safak
Viyana.
Isim *
E-Posta (Yorum onayi ve yazismalar icin)
ChronoComments by Joomla Professional Solutions
Yorumu Gonder
İptal
avatar turan enli
0
 
 
sayın kenanoğluna teşekkürlerimi iletiyorum bazı alevi kurumlarının yapamadığı işlerin peşini bırakmıyor..alevi sorunları üzerine neyi yapmayı planlıyorsa eminim başaracaktır.geçen hafta dünya ehlibeyt başkanına verdiği cevaplarda oldukça iyiydi..saygılarımla...dundardan.
Isim *
E-Posta (Yorum onayi ve yazismalar icin)
ChronoComments by Joomla Professional Solutions
Yorumu Gonder
İptal
avatar Mustafa Cemil Kılıç
+4
 
 
İslam’ın Alevicesi ve Ali Kenanoğlu



Hubyar Alevi Kültür derneği başkanı Ali Kenanoğlu’nun Isparta’da Süleyman Demirel Üniversitesi İlahiyat Fakültesi tarafından 29 – 30 Mayıs 2009 tarihinde düzenlenen “Günümüz Aleviliğinde Eğitim “ konulu çalıştayda sunmuş olduğu tebliğ, Alevilik ve İslam ilişkisi üzerine yapılan tartışmalara çok önemli katkı sağlayacak bir çalışmadır.



Aleviliği İslam içi bir inanç olarak tanımlayan Kenanoğlu, bu İslam’ın Sünni ve Şii İslam inancından son derece farklı olduğu gerçeğini büyük bir yetkinlik ve yalınlıkla dile getirmiştir. Pir Sultan Abdal ve Hamdullah Çelebi’nin idam gerekçeleri temelinde tanımlanan bir İslam anlayışı, Aleviliğin İslam’ın içindeki konumunu gözler önüne seren bir anlayıştır.



Bu anlayışta, enelhak düşüncesi çerçevesinde bir Tanrı inancı vardır. Transandantal Allah inancı yerine vahdet – i vücüd felsefesinde vücud bulan içkin bir Tanrı düşüncesi vardır.



Bu nedenle Aleviliğin Sünni ve Şii İslam’daki Allah düşüncesinden kesin bir ayrılığı vardır. Alevilerin Allah inancı özgün bir temele dayanmaktadır.



Alevilerin İslam’ında Kur’an- ı samit değil Kur’an – ı natık vardır. İnsan konuşan Kur’an’dır.

İnsan sözünün bilgece terennüm edildiği, ezgileştirildiği deyiş ve nefesler ayettir. Bu deyiş ve nefeslerin kendisiyle söylendiği bağlama ve saz “ Telli Kur’an”dır. Aleviler mevcut yazılı Kur’an’a diğer kutsal kitaplara duydukları saygı gibi saygı duymaktadırlar. Ondan istifade etmektedirler. Ancak onu değiştirilemez ve tartışılmaz görmemektedirler. Kur’an’a kimi müdahalelerin yapıldığına inanmaktadırlar. Kenanoğlu bu gerçekleri çok net bir biçimde dile getirmektedir.



Alevilerin İslam anlayışında belli şekillere hapsedilmiş bir “beş vakit namaz” ibadeti yoktur. Cami ve mescit yoktur. Harem selamlık yoktur. Ramazan orucu yoktur. Kabe’ye hac yoktur.



Peki ne vardır ?



Cem vardır. Cem evi vardır. Kadın erkek canların birlikte ibadeti vardır. Muharrem ve hızır orucu vardır. İnsanı kıble edinmek vardır. İnsana hizmetin hac kabul edildiği bir iman vardır.



Hamdullah Çelebi’nin idam gerekçeleri arasında yer aldığı gibi anlamadığı bir dilde yani Arapça ibadet değil anadilinde / Türkçe ibadet vardır.



Müzik vardır. Resim vardır. Heykel vardır. Yani sanat vardır. Aşk ve iman vardır. Yetmiş iki millete bir gözle bakan bir insancıllık vardır. Barış ve kardeşlik vardır. Zulme ve zalime karşı kızılbaşça duruş vardır.



Alevilere göre ilk cemi yapan Hazreti Muhammed ve Hazreti Ali ile birlikte kırk ulu kişidir. İlk semah kırklar ceminde dönülmüştür. Semah da cem de Hazreti Muhammed’in bir buyruğudur. Alevilerin Muhammed’i ve Ali’si hiçbir zaman beş vakit namaz kılmamış ve hiçbir zaman camiye gitmemiştir.



Sünni ve Şii teologlar ve tüm misyoner İslamcılar bilsinler ki, Alevilerin İslam’ı Alevice bir İslam’dır. Aleviler hiçbir zaman kendi din anlayışlarından ödün vermeyeceklerdi r. Yani hiçbir zaman cami ve mescidi kabul etmeyecekler, hiçbir zaman beş vakit namaza gitmeyecekler ve ramazan orucu tutmayacaklardır. Kadın ve erkeği birbirinden ayıran cinsiyetçiliği de kabul etmeyeceklerdir. Kerbela şehitleri ve onların şahsında tarihteki tüm mazlumlar için oruç ve yas tutmaya devam edeceklerdir. Çünkü Alevilerin ulu pirleri hep bu sebeplerle zalimlerce idam edilmişler ve Aleviler hep bu sebeplerle sürgün edilmiş, yakılmış ve öldürülmüşlerdir. Bu inancı yani İslam’ın Alevicesini yüzyıllardır bedel ödeye ödeye yaşayan ve yaşatan Alevilere, hiçbir güç Sünni ve Şii İslam’ını benimsetemeyece ktir.



Sünni ve Şii İslam’ının tarihsel kökleri Emevi, Abbasi ve Farisi düşüncesine dayanmaktadır. Alevilerin İslam’ı ise ehlibeyt sevgisi ve Türk kültürü ile birlikte kimi kadim din ve inançlara dayanmaktadır.



Yazımızın başında belirttiğimiz söz konusu çalıştayda bu gerçekleri dile getiren başta Cemal Şener hocam olmak üzere tüm katılımcıları kutluyorum. Ancak, bizim İslam’ın Alevicesi şeklinde tavsif ettiğimiz teolojik çerçeveyi büyük bir kararlılık ve yalınlıkla tüm idrak sahiplerine sunan Sayın Ali Kenanoğlu’nu ise özellikle kutluyorum.



Cemiyle, semahıyla, deyiş ve nefesleriyle, cem evleriyle, muharrem ve hızırıyla, telli Kur’an’ıyla ve kadın erkek birlikteliğiyle İslam’ın Alevicesini yaşatma kararlılığını sahiplenenlere selam olsun !



MUSTAFA CEMİL KILIÇ



İLAHİYATÇI / SOSYOLOG



01/06/2009

Isim *
E-Posta (Yorum onayi ve yazismalar icin)
ChronoComments by Joomla Professional Solutions
Yorumu Gonder
İptal
avatar ÇANAKKALE
0
 
 
BİR KEREKİ ŞU KONUYA AÇIKLIK GETİRLEM.BUNU HERKES ARTIK BİLSİN MUHAMME D MUSTAFA ZAMANINDA İNANCIN ADI FIRKAYİ NACİYEDİYDİ ŞAHI MERDANIMIZA TALİP OLAN CANLARIN VE ONLARIN YOLUNUN İSMİ FIRKAYİ NACİYE OLARAK BİLİNİP YAYILMIŞTIR.NERDEN ÇIKTI BU İSLAM SZÖCÜĞÜ MÜSLÜMAN SZÖCÜĞÜ HERŞEY AÇIK AÇIK ORTADAYKEN BİZ ALEVİ CANLAR BİLİYORUZKİ ŞUNU İSLAM DENEN BİR DİNİN TAMAMIYIYLA MUHAMMET E DÜŞMAN OLAN BEKİR ÖEMR AYŞE MUAVİYE VE TARAFTARLARI TARAFINDAN BU İSİM KONULUP BUGÜNKÜ KURANDA VE ÜÇ KİTAPTA YAZILI OLMAYAN CAMİ NAMAZ HAC KABE ZEKAT FİTRE CENENENT CEHENNEM İÇİN RAMAZAN ORUCU ABDEST GİBİ BUNLAR TAMAMIYLA EMEVİ ABBASİ ULEMASI TARINFINDAN KURANI KERİME DEĞİŞTİRLMEK SÜRETYİLE KONULUMUŞ OLUP ADINADA MÜSLÜMANLIK İSLAM DİYE MUEVİYE VE TARAFTADRLAIRNI N HERTÜLÜ ŞEYTANLIĞINIA KILIF UYFURUMAK İÇİN ORATAYA ATILIMIŞ BİR DİNDİR.KAYNAK HÜNKAR BAŞKÖYLÜ HASAN EFENDİ BU FIRKAYİ NACİYE İSMİYLE BİLİNMESİ KONUSUNDA MÜRŞİDİMİZ BAŞKÖYLÜ HASAN EFENDİ DEDEN KAYNAK ALINMIŞ VARLIĞIN DOĞUŞU ADI KİTABINDA.
Salı 02 Mart 2010, 19:36
Yorumu Yanitla
Isim *
E-Posta (Yorum onayi ve yazismalar icin)
ChronoComments by Joomla Professional Solutions
Yorumu Gonder
İptal
avatar nalan
+2
 
 
pardonda hamdullah çelebi 1836larda nsl türkçe dua okuomuş :D yada şöle diim osmanlı zamanında :D türkçe kaç yılında resmi dil kabul edildi :D bi yanlışlık yok mu burda :D
Isim *
E-Posta (Yorum onayi ve yazismalar icin)
ChronoComments by Joomla Professional Solutions
Yorumu Gonder
İptal
avatar Hubyar
0
 
 
Halkın kullandığı dil Türkçe idi. İbadet dili ise Kuran' ın dili idi. Bir yanlışlık yok.
Isim *
E-Posta (Yorum onayi ve yazismalar icin)
ChronoComments by Joomla Professional Solutions
Yorumu Gonder
İptal
avatar Cemal Yurtkoru
0
 
 
Paylaşımlarınızı ve sitenizi çok Beğendik...
Sizi tüm duygularımızla selamlıyoruz...

İzmir Bornova Naldöken-Mücadele gençliği Yönetimi
Isim *
E-Posta (Yorum onayi ve yazismalar icin)
ChronoComments by Joomla Professional Solutions
Yorumu Gonder
İptal
Isim *
E-Posta (Yorum onayi ve yazismalar icin)
ChronoComments by Joomla Professional Solutions
Yorumu Gonder