Alevilerin Tarihi Mitingi
Hubyar.net tarafından yazıldı   
Pazartesi, 09 Kasım 2009 10:11
PDF Yazdır e-Posta

500 bin Alevi Kadıköy'de buluştu

Aleviler 'Ayrımcılığa Karşı Eşit Yurttaşlık Hakkı' mitinginde buluştu.
 
Alevi Bektaşi Federasyonu, Pir Sultan Abdal Derneği ve çeşitli Alevi örgütleri üyelerinin katıldığı "Ayrımcılığa Karşı Eşit Yurttaşlık Hakkı" mitingi Kadıköy´de yapıldı.

Tepe Nautilus Alışveriş Merkezi önünde toplanan Alevi vatandaşlar, "Sevgi Bizim Dinimizdir", "Madımak Müze Olsun", "Zorunlu Din Dersleri Kaldırılsın", "Cemevleri İbadethanemizdir", "Diyanet Kaldırılsın" yazılı pankart ve dövizler taşıdı.

Başlarında "Medet Ya Ali" yazılı bantlar takılı olan kalabalık grup, slogan atarak, ıslık ve zılgıtlar ile miting alanına geldi. Burada yapılan konuşmalarda talepler dile getirildi.

Geniş güvenlik önlemleri alınan miting nedeniyle, Rıhtım Caddesi ile Kadıköy´e inen cadde ve sokaklar trafiğe kapatıldı.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, birkaç gün önce Tunceli´ye tarihi bir ziyarete gerçekleştirerek, burada cemevine gitmişti.

500 BİN KİŞİ KATILDI

Mitinge yaklaşık 500 bin kişinin katıldığı ifade ediliyor.

 

 

Alevi Bektaşi Federasyonu, Pir Sultan Abdal Derneği ve çeşitli Alevi örgütleri üyelerinin katıldığı "Ayrımcılığa Karşı Eşit Yurttaşlık Hakkı" adı altında Kadıköy Meydanı´nda düzenlenen mitinge gelenler, meydana doğru yürüyüşe geçti.

Saat 11.00´de Tepe Nautilus Alışveriş Merkezi önünde toplanan grup, saat 11.45´de meydana doğru ilerlemeye başladı. Mitinge gelenlerin önünde yürüyen Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Ali Balkız, gazetecilerin soruları üzerine "Mahşeri bir kalabalık olacak. 1 milyon kişinin katılımını bekliyoruz" dedi.

Mitinge gelenler "Sevgi Bizim Dinimizdir", "Madımak Müze Olsun", "Zorunlu Din Dersleri Kaldırılsın", "Cem Evleri İbadethanemizdir", "Diyanet Kaldırılsın" yazılı pankartlar taşıdılar.
 
HABER5 - 8 Kasım 2009 Pazar

200 Bini Aşkın Kişi Alevilere Eşitlik İçin Kadıköy'deydi

AYRIMCILIĞA KARŞI EŞİT YURTTAŞLIK MİTİNGİ

Hükümetin Alevi hakları konusunda attığı adımları samimiyetsiz olarak niteleyen üç Alevi örgütünün başkanı eşitlik ve insan hakları çerçevesinde adımlar atılmasını istediler. Alevileri bu samimiyetsizlik karşısında birlikte hareket etmeye çağırdılar.

Aleviler zorunlu din dersinin kaldırılmasını, Diyanet İşleri'nin lağvedilmesini ve 33 kişinin yanarak öldüğü Sivas'taki Madımak Oteli'nin müze olmasını ve cemevlerinin ibadethane sayılmasını istiyorlar; "Alevi köylerine cami yapılmasını ve imam gönderilmesin" diyorlar.

Bu taleplerle bugün Alevi örgütlerinin çağrısıyla toplanan 200 bini aşkın kişi ayrımcılığa karşı eşit yurttaşlık istediler. Hükümeti Alevilerin hakları konusunda samimi olmaya çağırdılar.

Aleviler üç koldan Kadıköy'e geldi

Saat 11.00'de Tepe Natilius, Salı Pazarı ve Numune Hastanesi'nin önünde toplanan kitleler üç ayrı koldan Kadıköy'deki otobüs durakların bulunduğu bölgede kurulan sahnenin etrafında toplandılar.

Alevi örgütlerinin yanı sıra siyasi partiler ve örgütlerin de destek verdiği eyleme çok sayıda milletvekili ve sendikacı da katıldı. Onlardan bazıları şöyle:

Tunceli Bağımsız Milletvekili Kamer Genç, Demokratik Toplum Partili (DTP) milletvekilleri Ayla Akad ve Şerafettin Halis, İstanbul Bağımsız Milletvekili Ufuk Uras, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Genel Başkanı Sami Evren, Eğitim-Sen Genel Başkanı Zübeyde Kılıç, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) milletvekilleri Mehmet Sevigen, Mustafa Özyürek ve Mehmet Ali Özpolat ile İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, Ercan Karakaş, Hakan Tahmaz, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Sekreteri Tayfun Görgün, Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Levent Tüzel, Eşber Yağmurdereli, Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) Genel Başkanı Alper Taş, Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Başkanı Erkan Baş ve Halkevleri Genel Başkanı İlknur Birol.

Ezilenlerin Sosyalist Partisi Girişimi (ESP), Emekçi Hareket Partisi (EHP), Yeşiller, Özgürlükçü Sol Hareket, Sosyal Demokrat Halkçı Parti (SHP), Demokratik Sol Parti ve çok sayıda sivil toplum örgütü de mitinge destek verdi.

Hükümete samimi ol çağrısı

Kitlenin alana gelmesiyle başlayan mitingde önce 2 Temmuz 1993'te Madımak Oteli'nde çıkan yangında hayatını kaybedenler için bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu.

Sık sık "Sivas'ın hesabı sorulacak", "Diyanet işleri kaldırılsın", "Kahrolsun AKP" sloganlarının atıldığı miting semah gösterisi ve müzik dinletisiyle devam etti.

Hacı Bektaşi Veli Dernekleri Genel Başkanı Tekin Özdil, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Fevzi Gümüş ve Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Başkanı Ali Balkız konuşma yaptılar.

Üçü de halkların kardeşliğinden ve bir arada yaşamanın öneminden bahsettiler. Hükümetin "Alevi açılımını" ve Alevi Çalıştayı'nı eleştirdiler. "AKP'nin kendi Alevisini yaratmaya çalıştığını, buna tüm Alevilerin birlikte karşı çıkması gerektiğini" söylediler.

Özdil, Gümüş ve Balkız da "Cemevlerinin ibadet hane sayılması talebi bölücülüktür" diyen Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, Tunceli ziyaretinde ayakkabıların çıkartarak cemevine giren Abdullah Gül'ü, Recep Tayyip Erdoğan'ı ve Madımak'ı otel yapmayan Kültür Bakanı Ertuğrul Günay'ı eleştirdiler. Alevi hakları konusunda samimiyetsiz buldukları yetkilileri eşitlik zemininde düzenlemeler yapmaya ve Alevin kazandıkları mahkeme kararlarını uygulamaya çağırdılar.

Miting, yapılan konuşmaların ardından Emre Saltık, Sabahat Akkiraz, Şevval Sam, Ferhat Tunç, Edip Akbayram ve Suavi'nin şarkıları ve çekilen halaylarla sona erdi.(BÇ)

 

Yüzbinler 'eşit yurttaşlık' istedi
 
İSTANBUL (08.11.2009)- Aleviler sokağa çıktı, Kadıköy meydanı tarihi bir ana tanıklık ettti. Dötbir yandan İstanbul'a akan yüzbinlerce Alevi, “eşit yurttaşlık hakkı” talebiyle Kadıköy sokaklarını doldurdu. AKP'yi dara çekeceklerini belirten Aleviler, haklarını mücadeleyle kazanacaklarını haykırdı.

Kadıköy Meydanı tarihi bir güne tanıklık etti, tarihinin en kitlesel mitingini yaşadı. Yüz binlerce Alevi, Alevi Bektaşi Federasyonu'nun çağrısıyla İstanbul Kadıköy Meydanı'nda toplandı. 9 Kasım Ankara mitinginin yıl dönümünde İstanbul'da bir araya gelen Aleviler, “Artık sabrımız taşıyor” diye haykırdı. Devletin Alevisi olmayacaklarını güçlü, kitlesel ve kararlı bir şekilde bir kez daha dile getirdi.

Alevi Bektaşi Federasyonu'nun düzenlediği “Eşit Yurttaşlık Hakkı Mitingi” için Aleviler Kadıköy’de toplandı. Çok sayıda ilden katılım olurken, yüz binlerce kişi, sabah saatlerinden itibaren Salı Pazarı, Tepe Nautilus ve Haydarpaşa Numune Hastanesi önünde toplanmaya başladı. Akdeniz ve Ege bölgelerinden katılımın yüksekliği dikkat çekti.

Miting için üç yürüyüş kolu oluşturuldu. Salı Pazarı'nda Alevi Bektaşi Federasyonu ve bağlı örgütler, Haydarpaşa Numune Hastanesi önünde Ezilenlerin Sosyalist Partisi Girişimi, DTP, ÖDP, Sosyalist Parti ve EMEP ile çok sayıda yöre derneği, Tepe Nautilus önünde ise aralarında SDP, Partizan, DHF ve Beşiktaş Çarşı grubunun da bulunduğu çok sayıda kurum yer aldı. Mitinge ayrıca DTP milletvekilleri Şerafettin Halis ve Ayla Akat Ata, bağımsız Tunceli millevtekili Kamer Genç, İstanbul milletvekili Ufuk Uras ile Eşber Yağmurdereli, Berhan Şimşek, Ercan Karakaş, KESK Genel Başkanı Sami Evren, DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün, Eğitim Sen Genel Başkanı Zübeyde Kılıç, Tüm Bel Sen Genel Başkanı Vicdan Baykara ile direnişteki Kent AŞ ve Sabiha Gökçen işçileri de katıldı.

Ezilenlerin Sosyalist Partisi Girişimi de alandaydı

Yeni kurulan Ezilenlerin Sosyalist Partisi Girişimi, mitinge kitlesel bir şekilde katıldı. Ezilenlerin Sosyalist Partisi Girişimi, “Zorunlu din dersi kaldırılsın. Diyanet lağvedilsin” yazılı pankartıyla mitingde yerini aldı. Aynı zamanda yürüyüş güzargahında birkaç noktaya “Ezilenlerin Sosyalist Partisi kuruluyor. Güneş ufuktan doğuyor” yazılı pankartlar asıldığı görüldü. “Kültürel soykırım insanlık suçudur” pankartıyla yürüyüşteki yerini alan DTP'liler ise “Kürt Türk Alevi, yaşasın halkların kardeşliği” diye haykırdı.

Mitingde Alevilerin taleplerinin yazılı olduğu pankartlar ve dövizler açıldı. Öne çıkan talepler ise “Zorunlu din derslerinin kaldırılması, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın lağvedilmesi, Cemevleri'nin ibadethane statüsüne kavuşturulması ve Madımak Oteli'nin müze yapılması” oldu. ABF kortejinin önünde “Ayrımcılığa karşı eşit yurttaşlık hakkı istiyoruz” yazılı pankart yer aldı. Mitingde aynı zamanda Sivas'ta yaşamını yitiren aydınların fotoğraflarının yer aldığı pankartlar ile “Sivas'ta Alevi, Hrant'la Ermeni, Ape Musa ile Kürt'üz. Hepimiz kardeşiz”, “Munzur'da barajlara geçit yok” yazılı pankartlar da taşındı.

AKP'ye öfke

Toplanma noktalarında kortejler oluşturan yüz binlerce kişi, sloganlarla Kadıköy İskelesine doğru yürüyüşe geçti. Yürüyüş kollarının ön tarafı Kadıköy Meydanı'na ulaştığında, kortejlerin sonu toplanma alanlarındaydı. Yürüyüş boyunca sloganlar susmadı, davul zurna eşliğinde halaylar çekildi, marşlar, türküler söylendi. Alevilerin sloganlarında AKP'ye yönelik öfke ve direniş vardı. “Devletin Alevisi olmayacağız”, “Halklar kardeştir, AKP kalleştir”, “Sivas'ın hesabı sorulacak”, “Dün Maraş'ta bugün Sivas'ta çözüm faşizme karşı savaşta”, “İsyan direniş özgürlük”, “Gün gelecek devran dönecek katiller halka hesap verecek”, “Aleviler susmadı, susmayacak”, “Maraş'ı unutma, ututturma”, “Sivas'ı unutma, unutturma”, “Tayyip baksana 1 milyonu saysana” şeklinde sloganlar atıldı.

Yüz binlerce kişi meydana sığmadı, özellikle Tepe Nautilus ve Numune Hastanesi kollarındaki pek çok kurum alana giremedi. Kürsüden yapılan açıklamada, mitinge 500 bin kişinin katıldığı belirtildi.

Miting programı saygı duruşu ile başladı. Saygı duruşu sırasında Sivas'ta yakılan aydınların isimleri tek tek okunurken, kitle 'burada' diye haykırdı. Yüz binlerce Alevi hep bir ağızdan “Pir Sultanlar burada” dedi. Kürsüden önceki gün serbest bırakılan Güler Zere de selamlandı. Kitle, Zere'yi uzun süre alkış ve ıslıklarla selamladı. Semah gösteriminin ardından miting konuşmalarla devam etti.

Gümüş: Aleviler tehdit olmaya devam ediyor

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Fevzi Gümüş, yüz binlerce Alevi'yi selamladı ve katılımın kitleselliğine ve çeşitliliğine vurgu yaptı. Gümüş, “Kavgamızın şehri İstanbul’a, Kadıköy meydanına, Türkiye’nin dört bir köşesinden gelen her bir can Pir Sultan’ın, onun direniş ruhunun asla ölmeyeceğinin kanıtıdır. Kürtler ve Türkler burada, Aleviler ve Sünniler burada. Herkeste ayrı bir renk ve güzellik var” dedi.

Gümüş, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın, zorunlu din dersinin kaldırılmasını talep eden Alevileri tehdit olarak gördüğünü hatırlattı ve şöyle devam etti: “Alevileri hedef haline getiren Diyanet İşleri Başkanlığı şunu bilmelidir. Aleviler, Milli Güvenlik Kurulu’nun hazırladığı siyaset belgelerinde, kırmızı noktalı haritalarda da vardı. Ama bizler o haritaları, siyaset belgelerini nasıl ki tarihin çöplüğüne attıysak, hala var isek, hala Kadıköy meydanını doldurabiliyorsak, senin Strateji belgelerini de çöplüğe atarız. Zorunlu din derslerine, Diyanet’e karşı çıkmak tehditse, Aleviler tehdit olmaya devam edecekler. Bunu dostlarımız da düşmanlarımız da böyle bile.”

Diyanet İşleri Başkanlığı'nın devasa bütçesine de dikkat çeken Gümüş, “Cennete gidecek adama sponsor olmak sana mı düştü. Sen, önlüğüne okulun ihtiyaç listesinin asıldığı öğrencilere sponsor ol. Sen hastane kapılarında parası olmadığı için hayatını kaybedenlere sponsor ol. Sen fabrika aç, yol, su, elektrik götür” dedi.

PSAKD Genel Başkanı, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'un Tunceli ziyaretinde cemevine gitmesine gönderme yaptı. “Cemevine saygının ilk koşulu Alevilerin ibadet yerini tanımaktır. Ayakkabı çıkarmak yetmez. Bunu yapmazsanız, gün gelir, o ayakkabınız kapının önüne konulur” dedi. Gümüş, konuşmasında Alevilerin direnişlerine vurgu yaptı. “Öldürmeyiz ama Pir Sultanlar, Nesimiler, Baba İshaklar gibi baskıya karşı direnmekten de vazgeçmeyiz. Çünkü, ne kadar aşağılasanız, hor görseniz de biz Aleviyiz, Kızılbaşız…Bu ülkenin gerçeğiyiz ve burardayız” diye konuştu.

Gümüş, AKP’nin Alevi açılımının arka planında devlet Aleviliği yaratma planı olduğunu söyledi. Fevzi Gümüş, eşitliği herkes için istediklerini vurguldı ve Sünnilerle, Kürtlerle, Türklerle, gayrimüslimlerle sorunları olmadığını belirtti. Gümüş, “Bizim, tek tip insan yaratmayı isteyen sistemle ve o sistemin ırkçı ve gerici iktidarlarıyla sorunumuz vardır” dedi.

Balkız: 9 Kasım milattı

Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Ali Balkız, konuşmasına kitleyi selamlayarak başladı. Bundan bir yıl önce Ankara’da bir araya geldiklerini hatırlatan Balkız, 9 Kasım Ankara mitinginde Diyanet İşleri Başkanlığı'nın kaldırılması, zorunlu din dersinin kaldırılması, Cemevlerinin yasal statüye kavuşturulması, Alevi köylerine cami yapma politikalarından vazgeçilmesi, Madımak Oteli'nin müze olması taleplerini dile getirdiklerini hatırlattı. Balkız, Alevilerin, 9 Kasım mitinginin ardından özgüven kazandığını, örgütlülük sayısının arttığını ve haklarını kazanmanın yolunun örgütlenmek olduğunu gördüklerini söyledi.

AKP'yi dara çekeceğiz

Büyük Alevi mitinginin ardından CHP, MHP ve AKP'nin kendi anlayışları çerçevesinde söyledikleri sözleri “boş sözler” olarak değerlendiren Balkız, AKP'nin temel taleplerine ilişkin hiçbir adım atmadığını, aksine kendi Aleviliğini ve Alevilerini yaratma yoluna gittiğini vurguladı. Balkız, AİHM ve Danıştay'ın zorunlu din dersine ilişkin kararlarını hatırlatarak, AKP'nin mahkeme kararlarını uygulamayarak suç işlediğini söyledi. “Suç işleyenleri dara çekeceğiz. Hesabını sandıkta soracağız” dedi.

Balkız, AKP'nin “Alevi Açılımı”, “Alevi Çalıştay”larıyla ipe un serdiğini, işi sulandırdığını, Alevilerin direncini kırmaya çalıştığını söyledi. Balkız, Başbakan'a şöyle seslendi: “Bu iş kapalı kapılar arkasında çözülmez. Dolmabahçe sarayında hiç çözülmez. İşte meydan, işte Aleviler, işte Alevilerin dostları.”

ABF Genel Başkanı, konuşmasını şöyle tamamladı: “Hünkar Hacı Bektaş Veli’nin şu sözü herkesçe bilinir: 'İncinsen de İncitme…' Bu sözün derin anlamını öncelikle biz Aleviler herkesten çok daha iyi biliriz. Ama be birader; incitile incitile şamar oğlanına döndük. Bize incitmeyi öğretmeyin. Gelecek yıl okullar açıldığında çocuklarımıza “din dersine girmeyin, boykot edin” çağrısında bulunmaya mecbur etmeyin. Şahkulu, Karacaahmet, Erikli Baba gibi kira ödeyerek iğreti bir biçimde durduğumuz dergahlarımızda kira kontratlarını yırtma zorunda bırakmayın. Bizler hak aramasını pirimiz Pir Sultanımızdan öğrendik. Onun onurlu sonunu kendi sonumuz yaparız, ama bilin ki, ne o çerağın sönmesine izin veririz, ne de o sazı yere bırakırız. Böyle biline. Gerçeğin demine hü... Aşk ile.”

Alevi Kültür Derneği Genel Başkanı Tekin Özdil de mitingde “Bu sesi herkes duysun. Eşitlik isteyenleri, ayrımcılığa hayır diyenleri, bugün bu meydanda toplanan ülkemizin lanetlenmiş ama güzel, ama yürekli insanlarının sesini siyasetin karanlık dehlizlerinde boğmak isteyen herkes duysun. Gücümüzü herkes görsün” dedi.

Miting, konuşmaların ardından, Emre Saltık, Sebahat Akkiraz, Şevval Sam, Ferhat Tunç ve Edip Akbayram'ın verdiği konserle son buldu.

ATILIM - 8 Kasım 2009

Kadıköy'de Alevi mitingi

Milliyet Foto Galeri >>>

Aleviler taleplerini AK Parti hükümetine duyurmak için Kadıköy'de toplandı. Mitingin amacının Cem Evleri'nin yasal statüye kavuşması ve zorunlu din dersleriyle, Alevilere hizmet vermediklerini ifade ettikleri Diyanet İşleri Başkanlığı'nın kaldırılması olarak açıklayan Aleviler demokratik açılımı da protesto ediyor.

Mitinge yaklaşık 500 bin kişinin katıldığı ifade ediliyor.

ALEVİ Bektaşi Federasyonu, Pir Sultan Abdal Derneği ve çeşitli Alevi örgütleri üyelerinin katıldığı "Ayrımcılığa Karşı Eşit Yurttaşlık Hakkı" adı altında Kadıköy Meydanı'nda düzenlenen mitinge gelenler, meydana doğru yürüyüşe geçti. Saat 11.00'de Tepe Nautilus önünde toplanan grup, saat 11.45'de meydana doğru ilerlemeye başladı. Mitinge gelenlerin önünde yürüyen Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Ali Balkız, gazetecilerin soruları üzerine “Mahşeri bir kalabalık olacak. 1 milyon kişinin katılımını bekliyoruz” dedi. Mitinge gelenler "Sevgi Bizim Dinimizdir", "Madımak Müze Olsun", "Zorunlu Din Dersleri Kaldırılsın", "Cem Evleri İbadethanemizdir", "Diyanet Kaldırılsın" yazılı pankartlar taşıdılar. "Medet Ya Ali" yazılı bantları başlarına takanlar, ıslık ve zılgıtlar ile miting alanına doğru yürüdü. Rıhtım Caddesi ile Kadıköy’e inen cadde ve sokaklar trafiğe kapandı, çevrede geniş güvenlik önlemeleri alındı.

VAPUR SEFERLERİ NORMAL YAPILIYOR

Öte yandan İstanbul Deniz Otobüsleri A.Ş. (İDO), Kadıköy’deki miting nedeniyle yapılamayan vapur seferlerinin normal olarak yapılmaya başlandığını bildirdi.İDO’dan yapılan açıklamada, Kadıköy İskele Meydanı’nda, Alevi Bektaşi Federasyonu’nun düzenlediği miting nedeniyle, bu sabah 08.00-16.00 saatleri arasında, karşılıklı olarak Kadıköy-Eminönü, Kadıköy-Karaköy, Kadıköy-Beşiktaş, Kadıköy-Adalar şehir hatları seferleri ile ve Kadıköy-Bakırköy deniz otobüsü seferlerinin iptal edildiği hatırlatıldı.

MİLLİYET - 8 Kasım 2009

Yüzbinlerce Alevi Kadıköy'de buluştu

Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Ali Balkız, ''(Bu Alevilerden adam olmaz, bu Aleviler bir araya gelemez, bu Alevilerden iş çıkmaz) diyorlardı. Şimdi görsünler bu resmi, görsünler bu sesi, görsünler o güzel cemalinizi'' dedi.

Balkız, Kadıköy'de Alevi Bektaşi Federasyonu'nun yanı sıra Pir Sultan Abdal Derneği, çeşitli Alevi örgütleri, sendikalar ve siyasi partilerin de katıldığı ''Ayrımcılığa Karşı Eşit Yurttaşlık Hakkı'' mitinginde konuşma yaptı.

Ankara'da geçen yıl düzenlenen mitingde, Diyanet İşleri Başkanlığının ve zorunlu din derslerinin kaldırılmasını, Madımak Oteli'nin müze olmasını ve Alevi köylerine cami yapılmaktan vazgeçilmesini istediklerini belirten Balkız, bugüne kadar hiçbir sonuç alamadıklarını söyledi.

Balkız, AK Parti'nin 3 Haziran 2009 tarihinde bir Alevi Çalıştayı düzenlediğini, Çalıştay'a 35 Alevi örgüt temsilcisi ile birlikte katıldıklarını ve taleplerini birleştirerek Diyanetten sorumlu Devlet Bakanı Faruk Çelik'e sunduklarını kaydetti.

Bir yıl önce düzenlenen mitingden sonra Alevilerin çok moral kazandığını belirten Balkız, Alevilerin, onurla gururla, kendi kavram anlayışlarıyla, kendi ibadetleriyle dünyaya örnek olduklarını ve örgütlenmenin erdemlerini kavradıklarını ifade etti. Balkız, ''(Bu Alevilerden adam olmaz) diyorlardı, (bu Aleviler bir araya gelemez, bu Alevilerden iş çıkmaz) diyorlardı. Şimdi görsünler bu resmi, görsünler bu sesi, görsünler o güzel cemalinizi'' dedi.

Alevilerin hiç bir haklarının olmadığını savunan Balkız, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Sayın Başbakan'a şunu söylemek isteriz, bu iş kapalı kapılar arkasında olabilecek bir iş değil. Hele hele Dolmabahçe yöntemleriyle çözülebilecek bir iş asla değildir. Biz Dolmabahçe'ye gelip görüşecek kesimler değiliz, olmadık, olmayacağız. Biz meydanlarda konuşacağız. Sayın Başbakan, biz 2010 yılında okullar açıldığında biz çocuklarımıza 'zorunlu din derslerine girmeyin, boykot edin' demek istemiyoruz.''

Balkız, devletin evrensel anlamda bütün kurum ve kuruluşlarıyla gerçekten demokrat, laik, sosyal, eşitlikçi ve özgürlükçü, insan haklarına dayalı bir yapıya kavuşuncaya dek bu yollarda yürümeye devam edeceklerini söyledi.

İstanbul'da birçok Alevi'nin bulunduğuna dikkati çeken Balkız, ''Burada Şahkulu var, Karacaahmet var. Bunlar Osmanlı döneminden kalma, atalarımızdan kalma bizim mekanlarımız, dergahlarımız. Buradaki dostlarımız, dernek yöneticilerimiz ve vakıf yöneticilerimiz kirada oturuyorlar. Hangi caminin cemaati oraya kirayla girip çıkıyor, Hacıbektaş'ta olduğu gibi içeriye girerken bilet alıp giriyor. Bu ne biçim dünya bu ne biçim hak bu ne biçim hukuksuzluk'' diye konuştu.

FEVZİ GÜMÜŞ'ÜN KONUŞMASI

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Fevzi Gümüş de Diyanet İşleri Başkanlığının laik bir devlette bulunmaması gereken bir kurum olduğunu savunarak, kaldırılmasını istediklerini söyledi. Devletin inançlara eşit mesafede olması gerektiğini belirten Gümüş, zorunlu din dersinin de insan hak ve özgürlüklerine aykırı olduğunu, buna hem iç hukukta hem de AİHM'de karar verildiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Tunceli'de cemevi ziyaretine de değinen Gümüş, ''Onun ayakkabı çıkararak cemevine girmesi kimi çevrelerce alkışlandı ama Cumhurbaşkanı bilmelidir ki cemevine saygının ilk koşulu Alevilerin ibadet yerini tanımaktır'' dedi.

Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Tekin Özdil de, ''Daha dün bizi terörist ilan edenleri, sesini çıkaranları şaklaban ilan edenleri yanlarına alıp polis kordonları altında cemevlerimizi ziyaret ediyorlar. Cemevi gönül evidir. Sizin girdiğiniz yerse dört duvardır. Bu sesi herkes duysun'' diye konuştu.

Konuşmaların ardından, Balkız, Gümüş ve Özdil, barış güvercini uçurdu.

Mitinge, CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen, İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, KESK Genel Başkanı Sami Evren, Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) Genel Başkanı Alper Taş, Bağımsız Tunceli Milletvekili Kamer Genç, Bağımsız İstanbul Milletvekili Ufuk Uras, sanatçı Suavi, Şevval Sam ve çok sayıda kişi katıldı.

Miting, verilen konserlerle sona erdi.

Miting alanı, katılımcılar çok kalabalık olduğu için Kadıköy otobüs duraklarında kuruldu. Mitinge katılanlar, yoğun kalabalık nedeniyle Rıhtım Caddesi'nin girişinde oluşturulan kontrol noktalarından üstleri aranarak içeri alındı.

Arama noktalarında bazı polislerin ''domuz gribi''ne karşı maske taktıkları görüldü.

SABAH - AA - 08 Kasım 2009 Pazar

Kadıköy'de Alevi mitingi

Alevi Bektaşi Fedarasyonu öncülüğünde "Ayrımcılığa karşı Eşit Yurttaşlık Hakkı" adı altında mitinge katılan binlerce kişi Kadıköy'de toplandı. Miting alanında görev yapan güvenlik güçlerinin hepsinin maskeli ve eldivenli olması dikkat çekti.

Mitingden fotoğraflar...

Haydarpaşa Numune hastanesi ve Tepe natılıus alışveriş merkezi önünde saat 11.00 toplanan gruplar mitingin düzünleneceği Kadıköy iskele meydanına doğru yürüyüşe geçti.

Grubun önünde yürüyen Alevi Bektaşi Fedarasyonu Başkanı Ali Balkız, Kadıköy’de bugün 1 milyon kişi toplanacağını belirterek "görüyorsunuz mahşeri bir kalabalık var “ diye konuştu.

Mitinge katılanlar rıhtım caddesi üzerinde kurulan platformun çevresinde toplandı. Platformdan çalınan müzik eşiliğinde mitinge başlandı.

Güvenlik güçleri düzenlenen mitingde herhangi bir olumsuzluk yaşanmaması için geniş çaplı güvenlik önlemi aldı. Mitinge kaltılanlar tek tek aranarak miting alanına girdiler. Ayrıca havadan da polis helikopteri mitingi takip etti.

Arama noktalarında görev yapan güvenlik güçlerinin maskeli ve eldivenli olması dikkat çekti.

HÜRRİYET - DHA - 08 Kasım 2009 Pazar

Aleviler Kadıköy'de

Alevi Bektaşi Federasyonu, Pir Sultan Abdal Derneği ve çeşitli Alevi örgütleri üyelerinin katıldığı ''Ayrımcılığa Karşı Eşit Yurttaşlık Hakkı'' mitingi başladı.

Kadıköy Tepe Nautilus Alışveriş Merkezi önünde toplanan Alevi vatandaşlar, ''Sevgi Bizim Dinimizdir'', ''Madımak Müze Olsun'', ''Zorunlu Din Dersleri Kaldırılsın'', ''Cem Evleri İbadethanemizdir'', ''Diyanet Kaldırılsın'' yazılı pankart ve dövizler taşıdı.

Başlarında ''Medet Ya Ali'' yazılı bantlar takılı olan kalabalık grup, slogan atarak, ıslık ve zılgıtlar ile miting alanına doğru yürüyüşe başladı.

Geniş güvenlik önlemleri alınan miting nedeniyle, Rıhtım Caddesi ile Kadıköy'e inen cadde ve sokaklar trafiğe kapalı bulunuyor.

İDO'DA SEFERLER YAPILAMAMIŞTI

İstanbul Deniz Otobüsleri A.Ş. (İDO), Kadıköy'deki miting nedeniyle yapılamayan vapur seferlerinin normal olarak yapılmaya başlandığını bildirdi.

İDO'dan yapılan açıklamada, Kadıköy İskele Meydanı'nda, Alevi Bektaşi Federasyonu'nun düzenlediği miting nedeniyle, bu sabah 08.00-16.00 saatleri arasında, karşılıklı olarak Kadıköy-Eminönü, Kadıköy-Karaköy, Kadıköy-Beşiktaş, Kadıköy-Adalar şehir hatları seferleri ile ve Kadıköy-Bakırköy deniz otobüsü seferlerinin iptal edildiği hatırlatıldı.

Ancak İstanbul Valiliği'nin talimatı üzerine söz konusu seferlerin, saat 10.00'dan itibaren normal olarak yapılmaya başlandığı kaydedildi.

HABERTÜRK - AA - 08 Kasım 2009 Pazar

'Can'lar Kadıköy'de toplandı

Alevi Bektaşi Fedarasyonu öncülüğünde yapılan 'Ayrımcılığa karşı Eşit Yurttaşlık Hakkı' mitingine binlerce kişi katıldı

Alevi Bektaşi Fedarasyonu öncülüğünde "Ayrımcılığa karşı Eşit Yurttaşlık Hakkı" adı altında mitinge katılan binlerce kişi Kadıköy'de toplandı.

Haydarpaşa Numune hastanesi ve Tepe natılıus alışveriş merkezi önünde saat 11.00 toplanan gruplar mitingin düzenleneceği Kadıköy İskele Meydanı’na doğru yürüyüşe geçti. Grubun önünde yürüyen Alevi Bektaşi Fedarasyonu Başkanı Ali Balkız, Kadıköy’de bugün 1 milyon kişi toplanacağını belirterek "Görüyorsunuz mahşeri bir kalabalık var “ diye konuştu. Mitinge katılanlar rıhtım caddesi üzerinde kurulan platformun çevresinde toplandı. Platformdan çalınan müzik eşliğinde mitinge başlandı.

Güvenlik güçleri mitingde herhangi bir olumsuzluk yaşanmaması için geniş çaplı güvenlik önlemi aldı. Mitinge katılanlar tek tek aranarak miting alanına girdi.Ayrıca havadan da polis helikopteri mitingi takip etti.

Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Ali Balkız şunları söyledi:

Sevgili Canlar;

Varto’dan, Kırklareli’den, Ordu-Gürgentepe’den, Hatay- Samandağı’ndan, Pendik’ten, Alibeyköy, Avcılardan tüm Türkiye’den, tüm İstanbul’dan, buraya bu meydana koşup gelen sevgili canlar;

Kuzey Irak’tan, İran’dan, İngiltere, Fransa, Almanya, tüm Avrupa’dan, Kıbrıs’tan buraya, bu meydana koşup gelen sevgili canlar;

Buhara, Samerkent, Horasan, Mezepotamya, Dersim, Sulucakarahöyük’ten güvercin olup bu meydana konan sevgili canlar;

Siyasi partilerimizin değerli başkanları, temsilcileri, değerli milletvekilleri, belediye başkanları, DİSK’in, KESK’in, TMMOB, TTB, İHD, İHV’nın değerli başkanları, yöneticileri üyeleri;

Bizlere, doğayı ve toplumu, evrimi ve devrimi anlatan öğreten değerli bilim insanları,

Bizlere doğayı ve toplumu yorumlayıp yeniden yaratan değerli sanatçılar,

Fabrikalardan işçiler, okullardan öğrenciler, kahvelerden emekliler, mutfaklardan ev hanımları,

Deniz Gezmiş’in, Mahir Çayan, İbrahim Kaypakkaya, Erdal Eren’nin ser verip sır vermeyen devrimcilerin yoldaşları,

Hepiniz hoş geldiniz.

Alevi Bektaşi Federasyonu adına hepinizi muhabbetle selamlıyorum. Çağrımıza yanıt verdiniz geldiniz, hoş geldiniz.

Tam 364 gün sonra yeniden beraberiz.

9 Kasım 2008 tarihinde, Ankara’da yine birlikteydik.

O gün orada barışın diliyle konuşmuş, güvercinler uçurmuş, sevgili Ferhat Tunç Kürtçe şarkılar söylerken, Alevi gençleri Türk bayrakları sallayarak halaylar çekmiş semahlar dönmüştü.

Böyle bir ortamda temel taleplerimizi sıralamıştık.

Demiştik ki;
- Diyanet İşleri Başkanlığı Kaldırılsın,
- Zorunlu Din Dersleri Kaldırılsın,
- Cemevlerimiz Yasal Statüye Kavuşsun,
- Alevi Köylerine Cami yapma Politikalarından vazgeçilsin, bu köylere atanmış olan imam ve müezzinler geri çekilsin,
- Madımak Müze Olsun ve
- Başta Hacıbektaş Dergahı olmak üzere, elimizden alınıp, el konulmuş olan, kendi kutsal mekanlarımız, biz; gerçek sahiplerine iade edilsin.

Tam bir yıl önce, “Artık, Dilekçe Devri Bitti, Bundan Böyle Meydanlarda Konuşacağız” tespitini yaparak seslenmiştik. Hâlâ aynı noktada, bıraktığımız yerdeyiz.

O sesi herkes duydu.

Alevi Bektaşiler, büyük bir moral kazandı.

Derneklerimiz ve vakıflarımıza üye olanların sayısı misliyle arttı. Alevilerin kendilerini saklama, sakınma, gizleme, günleri geride kaldı. Dünya cağında övünebilecekleri, gurur ve onur duyabilecekleri, bir inanç, kültür, felsefe ve yaşam anlayışına sahip oldukların sakınmadan ifade edebilecekleri günler başladı.

Başka neler oldu?

Dileğimiz bu sesi, parlamento’nun da duyması idi.

Nitekim; CHP, MHP ve AKP; kendi anlayışları çerçevesinde konuya dair sözler söylediler. Herkes kendince bir söz söyledi.

O sözlerin hiçbiri bizim sözümüz değildi.

Biz; laiklik, demokrasi, insan hakları, eşit yurttaşlık hakkı, yaşam hakkı, emeğin, emekçinin hakkı, örgütlenme özgürlüğü, düşünceyi ifade özgürlüğü derken onlar kendi anlayışları çerçevesinde sözler söylediler…

Boş sözler….

Somuta dair bir anlam ifade etmeyen, hayatta, gerçekte bir karşılığı olmayan boş sözler.

Muhalefet partileri bir yana;

AKP; temel taleplerimize dair; bu süre içinde başta AİHM olmak üzere, Danıştay ve Bölge İdare Mahkemelerinin kararlarını uygulayamaz mıydı?

- Madımak Oteli’ni Müze yapamaz mıydı?

- Alevi Köylerine atanmış olan Sünni İmam ve müezzinleri geri çağıramaz mıydı?

- Aleviliği ve Alevileri de güya görüyor ve anlıyorum diye başlattığı, TRT Muharrem Ayı Programlarında, hayatlarını Alevileri asimile etmeye adamış devşirme ilahiyatçı ve diyanetçilerin yalakalıklarına bir son veremez miydi?

TRT, her dönem bir iktidarın borazanı olmuştur. Şimdi de AKP’nin borazanı. İlaveten Diyanetin sesi oldu. TRT’nin hangi ekranını, hangi programını, hangi gün izlerseniz izleyin; kültür- sanat, magazin, eğlence, spor, siyaset, ekonomi, moda bütün programlarına bakın ; yoğun bir din propagandası göreceksiniz. Muharrem Ayı gelince de Alevileri Sünnileştirme gayreti…

TRT ,devletin televizyonu.

Bizim paralarımızla kuruldu.

Bizim paralarımızla yaşıyor.

Tarafsız, bilimsel, gerçekçi, eşitlikçi, çağdaş bir TRT’ye ne zaman kavuşacağız?...

Fenerle aydınlatılmış deniz kadar günahı olanlar, RTÜK başında oturmaya daha ne kadar devam edecekler?

Daha çokça soru sorabiliriz.

AKP bunların hiçbirini yapmadı.

Bunları yapmak yerine, kendi Aleviliğini ve Alevilerini yaratma, türetme yoluna gitti.

Kendince bir Alevilik tanımı yaparak, bizleri ortadan ikiye yarmaya çalıştı. İşin içine para pul katarak, kimi paragözleri, Hızırpaşa sofrasına davet ederek, evimizin içine ateş düşürmeye çalıştı.

Bunlarla yetinmedi bir de; “Alevi Açılımı”, “Alevi Çalıştayı” adı altında bir süreç başlattı.

Baştan reddetmek yerine; “ya doğruysa?...” diye değerlendirdik.

Ama süreç içerisinde gördük ki;

- İpe un seriyorlar,
- İşi sulandırıyorlar,
- İşi soğutuyorlar; gaz alıyorlar, balans ayarı yapıyorlar,
- Direncimizi kırmaya;
- Bizleri Alevilik tanımı üzerinde bölmeye çalışıyorlar,
- Hızırpaşaları harekete geçirerek 5.kol faaliyeti yürütüyorlar.

Sayın Başbakan’a şunu söylemek isteriz;

Bu iş kapalı kapılar arkasında çözülmez.

Dolmabahçe sarayında hiç çözülmez.

İşte meydan, işte Aleviler, işte Alevilerin dostları…

Sünni kardeşlerimiz burada, aydınlar burada, işçiler-emekçiler, öğrenciler burada, Sivas, Gazi, Maraş, Çorum, 1 Mayıs Şehitleri burada.

Onların huzurunda söz veriyoruz ki; bu işin peşini bırakmayacağız.

Katılımcı, çoğulcu demokrasiden bahsedenler, partilerini diktatör mantığıyla yönetiyorlar. Kendi seçtikleri tarafından seçiliyorlar.

Kendi evinde demokrat olmayanlar, partilerinde, mecliste demokrat olabilirler mi?

Değiştirin bakalım şu Anayasayı, partiler yasasını, seçim yasasını…Barajınızı kaldırın bakalım…Neler oluyor.

Bin bir çiçekli bahçe olan bu güzel ülkemizde devlet; Anayasada, kağıt üzerinde yazıldığı biçimiyle değil, evrensel anlamda, bütün kurum ve kurallarıyla, gerçekten demokrat, gerçekten laik, gerçekten sosyal, gerçekten eşitlikçi ve özgürlükçü, gerçekten insan haklarına
dayalı bir yapıya kavuşuncaya dek “barış”, “barış”, “barış” sloganlarımızla mücadele etmeye devam edeceğiz.

Hünkar Hacı Bektaş Veli’nin şu sözü herkesçe bilinir: “İncinsen de İncitme…”

Bu sözün derin anlamını öncelikle biz Aleviler herkesten çok daha iyi biliriz.

Ama be birader; İncitile incitile şamar oğlanına döndük. Bize incitmeyi öğretmeyin.

Gelecek yıl okullar açıldığında çocuklarımıza “din dersine girmeyin, boykot edin” çağrısında bulunmaya mecbur etmeyin.

Şahkulu, Karacaahmet, Erikli Baba gibi kira ödeyerek iğreti bir biçimde durduğumuz dergahlarımızda kira kontratlarını yırtma zorunda bırakmayın.

Bizler hak aramasını pirimiz Pir Sultanımızdan öğrendik.

Onun onurlu sonunu kendi sonumuz yaparız, ama bilin ki, ne o çerağın sönmesine izin veririz, ne de o sazı yere bırakırız.

Böyle biline.

Gerçeğin demine hü…

Aşk ile

Yüz bin Alevi: Hükümeti 'dara' çekeceğiz

İSTANBUL - Alevi kuruluşlarının Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) öncülüğünde düzenlediği ‘Ayrımcılığa Karşı Eşit Yurttaşlık Hakkı’ mitingi Kadıköy Meydanı’nda toplanan yüz bini aşkın Alevi diyanetin kaldırılmasını ve Alevilerin asimile edilmesini protesto etti. ‘’Hükümeti dara çekeceğiz’’ diyen ABF Genel Başkanı Ali Balkız devletin Alevi köylerine cami yapılmaktan vazgeçilmesi çağrısı yapılan mitingde ‘’Madımak müze olsun. Elimizden alınan değerlerimiz iade edilsin’’ denildi.

ABF öncülüğünde, DTP, EMEP, ÖDP, TKP, ESP, EHP, SDP, CHP, SHP, Yeşiller Partisi ve Özgürlükçü Sol Girişimi gibi siyasi partiler başta olmak üzere, KESK, DİSK ve Pirsultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD), Özgür Demokratik Alevi Hareketi'nin de (ÖDAH) bulunduğu 100’e yakın dernek, sendika ve kuruluşun desteğiyle ‘Ayrımcılığa Karşı Eşit Yurttaşlık Hakkı’ mitingi için Kadıköy’de buluşan yaklaşık 100 bin Alevi Türkiye’nin cezaevleri, Kürt sorunu, Alevi ve emek sorunu gibi meselelerdeki politikalarını protesto ediyor.

CHP’den milletvekilleri Mustafa Özyürek, Mehmet Sevigen ile İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, DTP’den Şerafettin Halis, Ayla Akat Ata ve İstanbul, İl Başkanı Mustafa Avcı, Dersim Bağımsız Milletvekili Kamer Genç, Ufuk Uras, Ercan Karakaş, Berhan Şimşek, Sami Evren, Zübeyde Kılıç, SHP Genel Başkanı Hüseyin Ergül, TBM temsilcileri ve yüzlerce kuruluş temsilcisinin katılımıyla devam eden mitingte yapılan konuşmalarda, Kürt sorunu, alevi ve diğer inanç sorunları ile emek sorununa dikkat çekildi. Türkiye’nin demokratikleşmesi ve Kürtlerin kendilerini özgürce ifade edebilmeleri gerektiğine vurgu yapılan konuşmalarda AKP ve yandaşları ise ‘Muaviye soylular’ olarak nitelendirildi.

Yaptığı konuşmada ‘Alevilerden Adam olmaz’ diyenlerin Kadıköy’deki manzarayı görmesini ve sesi duymasını isteyen ABF Genel Başkanı Ali Balkız, “Seyit Razı burda, Mahsuni olmuş gelmişler, Yunus olmuş, Hallacı olmuş gelmişler. 365 gün önce Ankara Sıhhiye’deyik. O gün barışın diliyle konuştuk. Taleplerimizi meşru şekilde dile getirdik. O gün sevgili Ferhat Tunç Kürtçe şarkı söylerken, Türk gençleri bayrak sallayıp halay çektiler. Biz böyleyiz. Orada artık çoluk çocuk taleplerimizi bir bir öğrendi. Diyanet kaldırılsın dedik, zorunlu din dersi kaldırılsın, Alevi köylerine cami yapılmaktan vazgeçilsin. Madımak müze olsun. Elimizden alınan değerlerimiz iade edilsin dedik” şeklinde konuştu.

HÜKÜMETİ DARA ÇEKECEĞİZ

Alevi yurttaşlarının İstanbul’daki gayrı menkullerinin Vakıflar Genel Müdürlüğünce gasp edildiğini kaydeden Balkız, “Hangi caminin cemaati bu muameleye tabi tutuluyor. Bu nasıl bir insanlıktır. Biz taleplerimizi yazıp başbakanın kapısına astık. Taleplerimizi AİHM’e kadar götürdük. Biz biliyoruz ki hükümet mahkeme kurallarını uygulamayacak. Hükümetin böyle bir hakkı yok. Kuvvetler ayrılığı var. Mahkeme kararlarını uygulamamak anayasal bir suçtur. Suç istiyorlar. Onları dara çekeceğiz ve soracağız. En büyük dar zamanı sandıktır” dedi.

CHP, MHP ve AKP’nin kendi anlayışları çerçevesinde Alevi sorunuyla ilgili şeyler söylediğini dile getiren Balkız, “Bizim boş sözlere karnımız tok. Artık sorunlarımıza somut çözüm istiyoruz. Bize artık boş söz değil somut adım lazım. Başbakan bizim 12 imamlar orucunu tuttuğumuz, yas çektiğimiz günlerde, muharrem sofrası iftarına oturuyor. Sanki ramazan gibi böyle bir gelenek varmış gibi. AKP’nin samimiyetine inanmıyoruz. İnanabilseydik, onlar mahkeme kararlarını uygulardı. AKP eğer samimiydiyse Madımak’ı müze yapamaz mıydı? Yapabilirdi. Bunlar herkesin acısının kendi acısı olduğunu söylerken, ipe un seriyor. Samimiyetsizlik yapıyor’’ dedi.

"Alevilerin açılımı AKP'ye götürecek", "Spartaküsten Pir Sultanlara bu isyan bizim", "Ayrımcılığa son verilsin, düşünceye özgürlük, inanca saygı", "Sivası unutmadık unutturmayacağız" yazılı pankartlar ile “Yaşasın halkların kardeşliği”, “Diyanet kaldırıslın”, “Munzur’da baraj istemiyoruz” ve “Sivas’ın hesabı sorulacak” şeklinde sloganların atıldığı mitingdeki konuşmasında Balkız şöyle dedi:

“Sayın başbakan bu mesele Dolmabahçe gibi yerlerde konuşulacak bir sorun değildir. Biz sizinle meydanlarda konuşacağız. Artık örgütlendik ve birliktelik sağladık. Sayın başbakan bizim çocuklarımıza zorunlu din dersini boykot edin demek zorunda bırakmayın. Biz hak aramak ve eşit olmak için buradayız. Bizim erkek devletimiz, bizim at üstünde kılıç devletimiz, taviz vermem diyor. Ama çağlar gelip geçiyor. Türkiye çok değişti, AKP değişmeli, devlet değişmeli ve yurttaşlarını kucaklamalıdır. Kürtlerle, işçilerle, Alevilerle barışmalıdır. Artık barış olmalıdır. Biz barışın dilini konuşuyoruz artık.”

Balkız’ın konuşmasının ardından, adalet, özgürlük, barış ve demokrasi talepleriyle beyaz güvercinler uçuruldu. Ardından Emre Saltık sahne aldı. Miting daha sonra, Ferhat Tunç, Edip Akbayram, Sabahat Akkiraz ve diğer katılımcı sanatçılarının konseriyle devam edecek.

ÇARŞI MUAVİYE SOYLULARA KARŞI

Bu arada Beşiktaş Spor Kulübü’nün ünlü ve muhalif taraftar grubu da yine farkını koruyarak kendi pankartıyla mitinge destek verdi. Çarşı grubu “Çarşı Muaviye soylulara ve asimilasyona karşı” yazılı pankartla miting alanına girerken büyük alkış aldı.

HALAYLARLA SON BULDU

Sabahat Akkiraz’ın ardından sahne alan Şevval Sam, “Sizden miyim değil miyim bilmiyorum ama, barış isteyen herkesin tarafındayım. Herkesi din, dil, ırk, etnik kimlik, mezhep, kadın erkek, ya da güzellik çirkinlik konusunda ayırmaksızın, barış dolu bir dünyayla geleceğe uzanmak istiyorum. Hepiniz barış adına, dostluk ve kardeşliği sürdürmek taraftarınız. O zaman birlikte, sizin şarkılarınızı söyleyelim. Dostum diyelim” şeklinde konuştu.

Sam’ın ardından sahne alan Ferhat Tunç seslendirdiği ‘Savaşa Hayır’ ezgisiyle meydanı coştururken, yaptığı konuşmada ise “Açılım mıdır nedir bilmiyorum ama, bana kalırsa kapılar kapılar ardından hiçbir çözüm gelmez. İşte alın size demokratik açılım burada. Yüzbinler burada. Eğer savaşa karşı çıkmak, barışı savunmak bölücülük ise evet ben bölücüyüm. Kürtleri, Alevileri, demokratları savunmak bölücülükse, bölücüyüm bölücüyüm bölücüyüm, yetti mi size?” dedi.

Tunç’un ardından Edip Akbayram ‘Güzel günler göreceğiz’ isimli ezgiyi seslendirdi. Sanatçı Suavi de yoğun ilgiyle eşliğinde şarkılarıı okurken, miting halaylar ve alkışlarla son buldu.

***

Onbinlerce Alevi Kadiköy'de buluştu

İSTANBUL - Alevi kuruluşlarının Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) öncülüğünde düzenlediği ‘Ayrımcılığa Karşı Eşit Yurttaşlık Hakkı’ mitingi için onbinlerce Alevi Kadıköy Meydanı’na aktı. Türkiye’nin dört bir yanından otobüslerle gelen Aleviler miting alanı yetmezken, Kadıköy’den iskele ve sahile inen tüm ara cadde ve sokaklar da doldu taştı.

ABF öncülüğünde, DTP, EMEP, ÖDP, TKP, ESP, EHP, SDP gibi siyasi partiler başta olmak üzere, 100’e yakın dernek, sendika ve kuruluşun desteğiyle ‘Ayrımcılığa Karşı Eşit Yurttaşlık Hakkı’ mitingi için Kadıköy’de buluşan Aleviler, taleplerini dile getiriyor.

Dört koldan mitingin yapılacağı alana akan 10 binlerce kişi, deyişler, semah gösterileri, sloganlar ve pankartlarla meydana yürüdü. Sabah saatlerinden itibaren Kadıköy’e renkli görüntüler eşliğinde akan Alevi yurttaşlar sık sık, “Diyenet kaldırılsın”, “Yaşasın Halkların Kardeşliği” ve “Kurtuluş yok tek başına yap hep biraber ya hiçbirimiz” sloganları atarken, meydan ve yürüyü yollarında açılan binlerce pankartla da alevilerin talepleri dile getirildi. Geniş güvenlik önlemlerinin alındığı ve sürekli havadan helikopterle izlenen miting, meydana gelişler henüz sonlanmadığı için henüz başlayamadı.

Mitingi, Malatya, Diyarbakır, Antalya, Isparta, Batman, Samsun, Ağrı, Kars, Ankara, Kıbrıs başta olmak üzere, Türkiye ve dünyanın her tarafından katılımcılar bulunuyor. Miting devam ediyor.

***

Alevi mitingi halaylarla son buldu

İSTANBUL - Yüzbinlerce kişinin katılımıyla Kadıköy’de düzenlenen Alevi mitingi katılımcı sanatçıların verdiği konserlerin ardından halay ve alkışlarla son buldu. Sabahat Akkiraz’ın ardından sahne alan Şevval Sam, “Sizden miyim değil miyim bilmiyorum ama, barış isteyen herkesin tarafındayım. Herkesi din, dil, ırk, etnik kimlik, mezhep, kadın erkek, ya da güzellik çirkinlik konusunda ayırmaksızın, barış dolu bir dünyayla geleceğe uzanmak istiyorum. Hepiniz barış adına, dostluk ve kardeşliği sürdürmek taraftarınız. O zaman birlikte, sizin şarkılarınızı söyleyelim. Dostum diyelim” şeklinde konuştu.

Sam’ın ardından sahne alan Ferhat Tunç seslendirdiği ‘Savaşa Hayır’ ezgisiyle meydanı coştururken, yaptığı konuşmada ise “Açılım mıdır nedir bilmiyorum ama, bana kalırsa kapılar kapılar ardından hiçbir çözüm gelmez. İşte alın size demokratik açılım burada. Yüzbinler burada. Eğer savaşa karşı çıkmak, barışı savunmak bölücülük ise evet ben bölücüyüm. Kürtleri, Alevileri, demokratları savunmak bölücülükse, bölücüyüm bölücüyüm bölücüyüm, yetti mi size?” dedi.

Tunç’un ardından Edip Akbayram ‘Güzel günler göreceğiz’ isimli ezgiyi seslendirdi. Sanatçı Suavi de yoğun ilgiyle eşliğinde şarkılarıı okurken, miting halaylar ve alkışlarla son buldu.

ANF - 08 Kasım 2009 Pazar

Alevilerden Kadıköy çıkarması

Alevi Bektaşi Federasyonu öncülüğünde Kadıköy'de "Ayrımcılığa Karşı Eşit Yurttaşlık Hakkı" mitingi düzenlendi.

FOTO GALERİ >>>

VİDEO >>>

Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Ali Balkız, "(Bu Alevilerden adam olmaz, bu Aleviler bir araya gelemez, bu Alevilerden iş çıkmaz) diyorlardı. Şimdi görsünler bu resmi, görsünler bu sesi, görsünler o güzel cemalinizi" dedi.

Balkız, Kadıköy'de Alevi Bektaşi Federasyonu'nun yanı sıra Pir Sultan Abdal Derneği, çeşitli Alevi örgütleri, sendikalar ve siyasi partilerin de katıldığı "Ayrımcılığa Karşı Eşit Yurttaşlık Hakkı" mitinginde konuşma yaptı.

Ankara'da geçen yıl düzenlenen mitingde, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın ve zorunlu din derslerinin kaldırılmasını, Madımak Oteli'nin müze olmasını ve Alevi köylerine cami yapılmaktan vazgeçilmesini istediklerini belirten Balkız, bugüne kadar hiçbir sonuç alamadıklarını söyledi.

Balkız, AK Parti'nin 3 Haziran 2009 tarihinde bir Alevi Çalıştayı düzenlediğini, Çalıştay'a 35 Alevi örgüt temsilcisi ile birlikte katıldıklarını ve taleplerini birleştirerek Diyanetten sorumlu Devlet Bakanı Faruk Çelik'e sunduklarını kaydetti.

Bir yıl önce düzenlenen mitingden sonra Alevilerin çok moral kazandığını belirten Balkız, Alevilerin, onurla gururla, kendi kavram anlayışlarıyla, kendi ibadetleriyle dünyaya örnek olduklarını ve örgütlenmenin erdemlerini kavradıklarını ifade etti.

Balkız, "(Bu Alevilerden adam olmaz) diyorlardı, (bu Aleviler bir araya gelemez, bu Alevilerden iş çıkmaz) diyorlardı. Şimdi görsünler bu resmi, görsünler bu sesi, görsünler o güzel cemalinizi" dedi.

Alevilerin hiç bir haklarının olmadığını savunan Balkız, "Sayın Başbakan'a şunu söylemek isteriz, bu iş kapalı kapılar arkasında olabilecek bir iş değil. Hele hele Dolmabahçe yöntemleriyle çözülebilecek bir iş asla değildir. Biz Dolmabahçe'ye gelip görüşecek kesimler değiliz, olmadık, olmayacağız. Biz meydanlarda konuşacağız. Sayın Başbakan, biz 2010 yılında okullar açıldığında biz çocuklarımıza 'zorunlu din derslerine girmeyin, boykot edin' demek istemiyoruz" diye konuştu.
 
Balkız, devletin evrensel anlamda bütün kurum ve kuruluşlarıyla gerçekten demokrat, laik, sosyal, eşitlikçi ve özgürlükçü, insan haklarına dayalı bir yapıya kavuşuncaya dek bu yollarda yürümeye devam edeceklerini söyledi.

İstanbul'da birçok Alevi'nin bulunduğuna dikkati çeken Balkız, "Burada Şahkulu var, Karacaahmet var. Bunlar Osmanlı döneminden kalma, atalarımızdan kalma bizim mekanlarımız, dergahlarımız. Buradaki dostlarımız, dernek yöneticilerimiz ve vakıf yöneticilerimiz kirada oturuyorlar. Hangi caminin cemaati oraya kirayla girip çıkıyor, Hacıbektaş'ta olduğu gibi içeriye girerken bilet alıp giriyor. Bu ne biçim dünya bu ne biçim hak bu ne biçim hukuksuzluk" diye konuştu.

Konuşmaların ardından, Balkız, Gümüş ve Özdil, barış güvercini uçurdu. Mitinge, CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen, İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, KESK Genel Başkanı Sami Evren, Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) Genel Başkanı Alper Taş, Bağımsız Tunceli Milletvekili Kamer Genç, Bağımsız İstanbul Milletvekili Ufuk Uras, sanatçı Suavi, Şevval Sam ve çok sayıda kişi katıldı.

Miting, verilen konserlerle sona erdi. Miting alanı, katılımcılar çok kalabalık olduğu için Kadıköy otobüs duraklarında kuruldu.

Mitinge katılanlar, yoğun kalabalık nedeniyle Rıhtım Caddesi'nin girişinde oluşturulan kontrol noktalarından üstleri aranarak içeri alındı. Arama noktalarında bazı polislerin "domuz gribi"ne karşı maske taktıkları görüldü.

CNNTÜRK - 08 Kasım 2009 Pazar

Aleviler meydanlarda

Aleviler İstanbul'da "Ayrımcılığa Karşı Eşit Yurttaşlık Hakkı'' mitingi yapıldı.

Foto Galeri: Aleviler meydanlarda

Ankara'daki mitingden bir yıl sonra bu kez de İstanbul'da bir araya gelen Aleviler, taleplerini dile getirdiler.

İSTANBUL - Alevi Bektaşi Federasyonu, Pir Sultan Abdal Derneği ve çeşitli Alevi örgütleri üyelerinin katıldığı ''Ayrımcılığa Karşı Eşit Yurttaşlık Hakkı'' mitingi Kadıköy’de yapıldı.

Tepe Nautilus Alışveriş Merkezi önünde toplanan Alevi vatandaşlar, ''Sevgi Bizim Dinimizdir'', ''Madımak Müze Olsun'', ''Zorunlu Din Dersleri Kaldırılsın'', ''Cem Evleri İbadethanemizdir'', ''Diyanet Kaldırılsın'' yazılı pankart ve dövizler taşıdı.

Aleviler, şarkılar, türküler eşliğinde ortak taleplerini dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'in Tunceli'deki Cem Evi'ni ziyaretiyle tekrar gündeme gelen Cem Evleri'nin statüsünün belirlenmesi ve zorunlu din derslerinin kaldırılması öne çıkan taleplerdi.

Mitingde konuşma yapan Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Ali Balkız, Ankara'da geçen yıl düzenlenen mitingde, Diyanet İşleri Başkanlığının ve zorunlu din derslerinin kaldırılmasını, Madımak Oteli'nin müze olmasını ve Alevi köylerine cami yapılmaktan vazgeçilmesini istediklerini belirten Balkız, bugüne kadar hiçbir sonuç alamadıklarını söyledi.

Balkız, AK Parti'nin 3 Haziran 2009 tarihinde bir Alevi Çalıştayı düzenlediğini, Çalıştay'a 35 Alevi örgüt temsilcisi ile birlikte katıldıklarını ve taleplerini birleştirerek Diyanetten sorumlu Devlet Bakanı Faruk Çelik'e sunduklarını kaydetti.

Bir yıl önce düzenlenen mitingden sonra Alevilerin çok moral kazandığını belirten Balkız, Alevilerin, onurla gururla, kendi kavram anlayışlarıyla, kendi ibadetleriyle dünyaya örnek olduklarını ve örgütlenmenin erdemlerini kavradıklarını ifade etti. Balkız, ''(Bu Alevilerden adam olmaz) diyorlardı, (bu Aleviler bir araya gelemez, bu Alevilerden iş çıkmaz) diyorlardı. Şimdi görsünler bu resmi, görsünler bu sesi, görsünler o güzel cemalinizi'' dedi.

Alevilerin hiç bir haklarının olmadığını savunan Balkız, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Sayın Başbakan'a şunu söylemek isteriz, bu iş kapalı kapılar arkasında olabilecek bir iş değil. Hele hele Dolmabahçe yöntemleriyle çözülebilecek bir iş asla değildir. Biz Dolmabahçe'ye gelip görüşecek kesimler değiliz, olmadık, olmayacağız. Biz meydanlarda konuşacağız. Sayın Başbakan, biz 2010 yılında okullar açıldığında biz çocuklarımıza 'zorunlu din derslerine girmeyin, boykot edin' demek istemiyoruz.''

Balkız, devletin evrensel anlamda bütün kurum ve kuruluşlarıyla gerçekten demokrat, laik, sosyal, eşitlikçi ve özgürlükçü, insan haklarına dayalı bir yapıya kavuşuncaya dek bu yollarda yürümeye devam edeceklerini söyledi.

İstanbul'da birçok Alevi'nin bulunduğuna dikkati çeken Balkız, ''Burada Şahkulu var, Karacaahmet var. Bunlar Osmanlı döneminden kalma, atalarımızdan kalma bizim mekanlarımız, dergahlarımız. Buradaki dostlarımız, dernek yöneticilerimiz ve vakıf yöneticilerimiz kirada oturuyorlar. Hangi caminin cemaati oraya kirayla girip çıkıyor, Hacıbektaş'ta olduğu gibi içeriye girerken bilet alıp giriyor. Bu ne biçim dünya bu ne biçim hak bu ne biçim hukuksuzluk'' diye konuştu.

Türküler ve sloganlar eşliğinde yapılan miting 4 saat sürdü.

Mitinge, CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen, İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, KESK Genel Başkanı Sami Evren, Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) Genel Başkanı Alper Taş, Bağımsız Tunceli Milletvekili Kamer Genç, Bağımsız İstanbul Milletvekili Ufuk Uras, sanatçı Suavi, Şevval Sam ve çok sayıda kişi katıldı.

Ntvmsnbc ve Ajanslar - 08 Kasım. 2009 Pazar

Yüzbinlerce Alevi Kadıköy'de buluştu

Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Ali Balkız, ''(Bu Alevilerden adam olmaz, bu Aleviler bir araya gelemez, bu Alevilerden iş çıkmaz) diyorlardı. Şimdi görsünler bu resmi, görsünler bu sesi, görsünler o güzel cemalinizi'' dedi.

Balkız, Kadıköy'de Alevi Bektaşi Federasyonu'nun yanı sıra Pir Sultan Abdal Derneği, çeşitli Alevi örgütleri, sendikalar ve siyasi partilerin de katıldığı ''Ayrımcılığa Karşı Eşit Yurttaşlık Hakkı'' mitinginde konuşma yaptı.

Ankara'da geçen yıl düzenlenen mitingde, Diyanet İşleri Başkanlığının ve zorunlu din derslerinin kaldırılmasını, Madımak Oteli'nin müze olmasını ve Alevi köylerine cami yapılmaktan vazgeçilmesini istediklerini belirten Balkız, bugüne kadar hiçbir sonuç alamadıklarını söyledi.

Balkız, AK Parti'nin 3 Haziran 2009 tarihinde bir Alevi Çalıştayı düzenlediğini, Çalıştay'a 35 Alevi örgüt temsilcisi ile birlikte katıldıklarını ve taleplerini birleştirerek Diyanetten sorumlu Devlet Bakanı Faruk Çelik'e sunduklarını kaydetti.

Bir yıl önce düzenlenen mitingden sonra Alevilerin çok moral kazandığını belirten Balkız, Alevilerin, onurla gururla, kendi kavram anlayışlarıyla, kendi ibadetleriyle dünyaya örnek olduklarını ve örgütlenmenin erdemlerini kavradıklarını ifade etti. Balkız, ''(Bu Alevilerden adam olmaz) diyorlardı, (bu Aleviler bir araya gelemez, bu Alevilerden iş çıkmaz) diyorlardı. Şimdi görsünler bu resmi, görsünler bu sesi, görsünler o güzel cemalinizi'' dedi.

Alevilerin hiç bir haklarının olmadığını savunan Balkız, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Sayın Başbakan'a şunu söylemek isteriz, bu iş kapalı kapılar arkasında olabilecek bir iş değil. Hele hele Dolmabahçe yöntemleriyle çözülebilecek bir iş asla değildir. Biz Dolmabahçe'ye gelip görüşecek kesimler değiliz, olmadık, olmayacağız. Biz meydanlarda konuşacağız. Sayın Başbakan, biz 2010 yılında okullar açıldığında biz çocuklarımıza 'zorunlu din derslerine girmeyin, boykot edin' demek istemiyoruz.''

Balkız, devletin evrensel anlamda bütün kurum ve kuruluşlarıyla gerçekten demokrat, laik, sosyal, eşitlikçi ve özgürlükçü, insan haklarına dayalı bir yapıya kavuşuncaya dek bu yollarda yürümeye devam edeceklerini söyledi.

İstanbul'da birçok Alevi'nin bulunduğuna dikkati çeken Balkız, ''Burada Şahkulu var, Karacaahmet var. Bunlar Osmanlı döneminden kalma, atalarımızdan kalma bizim mekanlarımız, dergahlarımız. Buradaki dostlarımız, dernek yöneticilerimiz ve vakıf yöneticilerimiz kirada oturuyorlar. Hangi caminin cemaati oraya kirayla girip çıkıyor, Hacıbektaş'ta olduğu gibi içeriye girerken bilet alıp giriyor. Bu ne biçim dünya bu ne biçim hak bu ne biçim hukuksuzluk'' diye konuştu.

FEVZİ GÜMÜŞ'ÜN KONUŞMASI

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Fevzi Gümüş de Diyanet İşleri Başkanlığının laik bir devlette bulunmaması gereken bir kurum olduğunu savunarak, kaldırılmasını istediklerini söyledi. Devletin inançlara eşit mesafede olması gerektiğini belirten Gümüş, zorunlu din dersinin de insan hak ve özgürlüklerine aykırı olduğunu, buna hem iç hukukta hem de AİHM'de karar verildiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Tunceli'de cemevi ziyaretine de değinen Gümüş, ''Onun ayakkabı çıkararak cemevine girmesi kimi çevrelerce alkışlandı ama Cumhurbaşkanı bilmelidir ki cemevine saygının ilk koşulu Alevilerin ibadet yerini tanımaktır'' dedi.

Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Tekin Özdil de, ''Daha dün bizi terörist ilan edenleri, sesini çıkaranları şaklaban ilan edenleri yanlarına alıp polis kordonları altında cemevlerimizi ziyaret ediyorlar. Cemevi gönül evidir. Sizin girdiğiniz yerse dört duvardır. Bu sesi herkes duysun'' diye konuştu.

Konuşmaların ardından, Balkız, Gümüş ve Özdil, barış güvercini uçurdu.

Mitinge, CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen, İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, KESK Genel Başkanı Sami Evren, Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) Genel Başkanı Alper Taş, Bağımsız Tunceli Milletvekili Kamer Genç, Bağımsız İstanbul Milletvekili Ufuk Uras, sanatçı Suavi, Şevval Sam ve çok sayıda kişi katıldı.

Miting, verilen konserlerle sona erdi.

Miting alanı, katılımcılar çok kalabalık olduğu için Kadıköy otobüs duraklarında kuruldu. Mitinge katılanlar, yoğun kalabalık nedeniyle Rıhtım Caddesi'nin girişinde oluşturulan kontrol noktalarından üstleri aranarak içeri alındı.

Arama noktalarında bazı polislerin ''domuz gribi''ne karşı maske taktıkları görüldü.

TAKVİM - 08.11.2009

Aleviler "artık yeter" dedi

Kadıköy'de son yılların en kalabalık mitingi gerçekleştirildi Kadıköy’de bir araya gelen yaklaşık 100 bin kişi, AKP’ye karşı sözlerini söyledi. Osmanlıcılığa karşı cumhuriyete sahip çıkan aleviler, AKP’nin “açılım”la kendilerini kazanmasının mümkün olmadığını vurguladı.

Alevi Bektaşi Federasyonu'nun “ayrımcılığa karşı eşit yurttaşlık hakkı” vurgusu ile düzenlediği, siyasi partiler, sendikalar ve kitle örgütleri tarafından desteklenen mitinge, yaklaşık 100 bin kişi katıldı. Coşkulu kalabalık, laikliğe sahip çıktıklarını tekrar ederek, diyanet kurumunun kaldırılması, din derslerinin zorunlu olmaktan çıkarılması, Madımak Oteli’nin müze haline getirilmesi ve her türlü ayrımcılık ve sömürüye son verilmesi yönündeki taleplerini yineledi.

Gerici ve piyasacı AKP’nin alevilere karşı tutumunun tutarsız ve samimiyetsiz olduğunu vurgulayan binlerce kişi, AKP’nin kendilerini “açılımla” kazanmasının mümkün olmadığını haykırdı.

“Cumhuriyetin teminatıyız”

Bu toprakların kadim kültürünü simgeleyen alevilerin, her türlü eşitsizlik, haksızlık ve sömürüye başkaldıran bir tarihleri olduğuna hatırlatılırken, ailevilerin Osmanlı’ya ve Osmanlıcılığa karşı cumhuriyeti sahiplendikleri belirtildi. Ancak alevilerin, hiçbir zaman cumhuriyetin eşit yurttaşları olarak görülmediği de ifade edilerek, eşitlik ve özgürlük mücadelesinin sürdürüleceği söylendi.

“Dilencileştirilmeyi ve pazarlığı reddediyoruz”

Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Tekin Özdil konuşmasına, Türkiye’de ezilen, sömürülen, ayrımcılığa uğrayanların Alevilerle sınırlı olmadığını vurgulayarak başladı. “Sulukule’den kovulan Romanlar, Çingeneler, ne kadar uygarlaştırılmaya muhtaç barbarlarsa biz Aleviler de o kadar barbarız! Cihangir’de bir dünya kurmaya çalışanların bedenlerinde patlayan coplar, hortumlar, biz Alevilerin de sırtında patlıyor. Onların gözünde hepimiz, tanımlanmaya, yeniden şekillendirilmeye muhtaç yaratıklarız.” diyen Özdil, AKP’nin alevilerin yanı sıra Kürtlere de “siz bizim zenginliğimizsiniz” dediğini ama “o zenginliği oluşturan halkları” kendi çıkarları doğrultusunda yönlendirme çalıştığını belirtti.

AKP’nin piyasacı politikalarının Fırtına Vadisi’nden Munzur’a Anadolu’nun tümü için bir tehdit oluşturduğunu anlatan Özdil, “Yoksulun uğradığı ayrımcılıktan daha büyük ayrımcılık olamayacağının” altını çizdi.

“Hepimiz, bugün burada ayrımcılığa hayır diyenler, eşitlik için seslerini yükseltenler, biz yoksullaştıkça; devlet Deniz Feneri’ne dönüyor; devlet Deniz Feneri’ne döndükçe bizler dilencileştiriliyoruz. Bugün ‘ben de Aleviyim!’ diyen cümlemiz, siyaseti dilenciliğe ve pazarlığa çevirmeyi reddediyoruz. Dilencileştirilerek, sözde bize kulak veriliyormuş gibi yapılarak, siyaset sahnesinden kovulmayı reddediyoruz!” diyen Özdil, AKP hükümeti kastederek, “Gözlerini her şeye diktiler! Bizi açlığa ve yoksulluğa,… sürgüne ve ölüme mahkum etmeleri onları durdurmadı, artık ruhumuzu da istiyorlar! Biz verdikçe daha çok isteyecekler! Ne zamana kadar etimizden et, canımızdan can, sözümüzden söz verip de besleyeceğiz bunları? Daha fazla besleyecek miyiz bunları?” diye sordu. Özdil, AKP’ye karşı mücadele edeceklerini vurgulayarak sözlerini sonlandırdı.

“Mayasında özgürlük, eşitlik, adalet olmayan bir iktidar Alevilere özgürlük getiremez”

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Av. Fevzi Gümüş AKP’nin alevilere vaat edecek bir şeyi olmadığını, “Mayasında özgürlük, eşitlik, adalet olmayan bir iktidar Alevilere özgürlük getiremez” sözleriyle ifade etti.

Hükümete seslenerek, “Cennete gidecek adama sponsor olmak sana mı düştü.Sen, önlüğüne okulun ihtiyaç listesinin asıldığı öğrencilere sponsor ol. Sen hastane kapılarında parası olmadığı için hayatını kaybedenlere sponsor ol. Sen fabrika aç, yol, su, elektrik götür.” dedi. Gümüş, sözlerine şöyle devam etti:

“AKP’nin Alevi açılımının arka planında devlet Aleviliği yaratma planı vardır. AKP, güya Alevi çalıştayları ile göz boyamaya çalışmaktadır ve Alevilerin sorunlarını çözeceği gibi bir aldatmaca yaratmaktadır. Biz bu Muaviye oyunlarını tarihten beri iyi biliriz, tuzaklara düşmeyiz. Mayasında özgürlük, eşitlik, adalet olmayan bir iktidar Alevilere özgürlük getiremez.”

“Artık, Dilekçe Devri Bitti, Bundan Böyle Meydanlarda Konuşacağız”

Sözlerine, 9 Kasım 2008 tarihinde Ankara’da yapılan mitingi hatırlatarak başlayan Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Ali Balkız "O gün orada barışın diliyle konuşmuş, güvercinler uçurmuştuk. Sevgili Ferhat Tunç Kürtçe şarkılar söylerken, Alevi gençleri halaylar çekmiş semahlar dönmüştü. Böyle bir ortamda temel taleplerimizi sıralamıştık" dedi.

Bir önceki mitingde de taleplerinin benzer olduğunu belirten Balkız "Diyanet İşleri Başkanlığı Kaldırılsın, Zorunlu Din Dersleri Kaldırılsın, Cemevlerimiz Yasal Statüye Kavuşsun, Alevi Köylerine Cami yapma Politikalarından vazgeçilsin, bu köylere atanmış olan imam ve müezzinler geri çekilsin, Madımak Müze Olsun ve başta Hacıbektaş Dergahı olmak üzere, elimizden alınıp, el konulmuş olan, kendi kutsal mekanlarımız, biz; gerçek sahiplerine iade edilsin" dedi.

Balkız konuşmasına şöyle devam etti: "Tam bir yıl önce, “Artık, Dilekçe Devri Bitti, Bundan Böyle Meydanlarda Konuşacağız” tespitini yaparak seslenmiştik. Hâlâ aynı noktada, bıraktığımız yerdeyiz. CHP, MHP ve AKP; kendi anlayışları çerçevesinde konuya dair sözler söylediler. Herkes kendince bir söz söyledi. O sözlerin hiçbiri bizim sözümüz değildi. Boş sözler. Somuta dair bir anlam ifade etmeyen, hayatta, gerçekte bir karşılığı olmayan boş sözler."

Katılmcılar miting sırasında ''Sevgi Bizim Dinimizdir'', ''Madımak Müze Olsun'', ''Zorunlu Din Dersleri Kaldırılsın'', ''Diyanet Kaldırılsın'', “Açılımlara aldanma, bozuk düzende sağlam çark olmaz” yazılı pankart ve dövizler taşıdı.

(soL - Haber Merkezi) - 08.11.2009

Alevi mitinginde "Diyanet kaldırılsın" pankartları

Alevi Bektaşi Federasyonu, Pir Sultan Abdal Derneği ve çeşitli Alevi örgütleri üyelerinin katıldığı ''Ayrımcılığa Karşı Eşit Yurttaşlık Hakkı'' mitingi Kadıköy’de yapıldı. Mitingte açılan 'Diyanet kaldırılsın' pankartı dikkat çekti.

Alevi Bektaşi Federasyonu, Pir Sultan Abdal Derneği ve çeşitli Alevi örgütleri üyelerinin katıldığı ''Ayrımcılığa Karşı Eşit Yurttaşlık Hakkı'' mitingi Kadıköy’de yapıldı. Mitingte açılan 'Diyanet kaldırılsın' pankartı dikkat çekti.

Tepe Nautilus Alışveriş Merkezi önünde toplanan Alevi vatandaşlar, ''Sevgi Bizim Dinimizdir'', ''Madımak Müze Olsun'', ''Zorunlu Din Dersleri Kaldırılsın'', ''Cem Evleri İbadethanemizdir'', ''Diyanet Kaldırılsın'' yazılı pankart ve dövizler taşıdı.

Başlarında ''Medet Ya Ali'' yazılı bantlar takılı olan kalabalık grup, slogan atarak, ıslık ve zılgıtlar ile miting alanına geldi. Burada yapılan konuşmalarda talepler dile geitildi.

Geniş güvenlik önlemleri alınan miting nedeniyle, Rıhtım Caddesi ile Kadıköy'e inen cadde ve sokaklar trafiğe kapatıldı.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, birkaç gün önce Tunceli’ye tarihi bir ziyarete gerçekleştirerek, burada cemevine gitmişti.

500 BİN KİŞİ KATILDI

Mitinge yaklaşık 500 bin kişinin katıldığı ifade ediliyor.

Alevi Bektaşi Federasyonu, Pir Sultan Abdal Derneği ve çeşitli Alevi örgütleri üyelerinin katıldığı "Ayrımcılığa Karşı Eşit Yurttaşlık Hakkı" adı altında Kadıköy Meydanı'nda düzenlenen mitinge gelenler, meydana doğru yürüyüşe geçti.

Saat 11.00'de Tepe Nautilus önünde toplanan grup, saat 11.45'de meydana doğru ilerlemeye başladı. Milliyet'in haberine göre, mitinge gelenlerin önünde yürüyen Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Ali Balkız, gazetecilerin soruları üzerine “Mahşeri bir kalabalık olacak. 1 milyon kişinin katılımını bekliyoruz” dedi.

Mitinge gelenler "Sevgi Bizim Dinimizdir", "Madımak Müze Olsun", "Zorunlu Din Dersleri Kaldırılsın", "Cem Evleri İbadethanemizdir", "Diyanet Kaldırılsın" yazılı pankartlar taşıdılar. "Medet Ya Ali" yazılı bantları başlarına takanlar, ıslık ve zılgıtlar ile miting alanına doğru yürüdü. Rıhtım Caddesi ile Kadıköy’e inen cadde ve sokaklar trafiğe kapandı, çevrede geniş güvenlik önlemeleri alındı.

KAYNAK : Timeturk.com - 08.11.2009

Kadıköy'de dev Alevi mitingi

Kadıköy İskele Meydanı'nda Aleviler, "ayrımcılığa karşı" miting düzenledi. 

Alevi Bektaşi Federasyonu, Pir Sultan Abdal Derneği ve çeşitli Alevi örgütleri üyeleri, Kadıköy’deki İskele Meydanı’nda "Ayrımcılığa Karşı Eşit Yurttaşlık Hakkı" miting yaptı.

Mitinge katılanlar saat 11.00’de alışveriş merkezi Tepe Nautilus önünde toplandı. Başlarında "Medet Ya Ali" yazılı bantlar takılı olan kalabalık grup, slogan atarak, ıslık ve zılgıtlar ile miting alanına doğru yürüyüşe başladı.saat 11.45’de Kadıköy Meydanı’na doğru yürüdü. Grup "Sevgi Bizim Dinimizdir", "Madımak Müze Olsun", "Zorunlu Din Dersleri Kaldırılsın", "Cem Evleri İbadethanemizdir", "Diyanet Kaldırılsın" yazılı pankart ve dövizler taşıdı.

GENİŞ GÜVENLİK ÖNLEMLERİ

Geniş güvenlik önlemleri alınan miting nedeniyle, Rıhtım Caddesi ile Kadıköy’e inen cadde ve sokaklar trafiğe kapalı tutuldu. Mitinge gelenlerin önünde yürüyen Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Ali Balkız, gazetecilerin soruları üzerine "Mahşeri bir kalabalık olacak. 1 milyon kişinin katılımını bekliyoruz" dedi.

Grup saat 12.30 sıralarında mitingin yapılacağı meydana geldi. Konuşmalardan önce beyaz güvercinler uçuruldu, konuşmaların ardından Sebahat Akkiraz, Sevval Sam, Ferhat Tunç konser verdi. Polis kayıtlarına göre mitinge 40 bin kişi katıldı.

'HAK ARAMANIN TEK YOLU ÖRGÜTLENMEK'

Ali Balkız, konuşmasında geçen yıl Ankara’da düzenlenen mitingde dile getirdikleri isteklerinin yerine getirilmediğini söyledi. Bu dünya düzeninde hak aramanın tek yolunun örgütlenmekten geçtiğini belirten Ali Balkız, AK Parti’nin bir Alevi Çalıştayı başlattığını hatırlattı. Ali Balkız, 3 Haziran 2009'da düzenlenen bu çalıştaya 35 Alevi örgüt temsilcisi ile birlikte katıldıklarını ve taleplerini birleştirerek Diyanetten Sorumlu Devlet Bakanı Faruk Çelik’e sunduklarını anlattı.

“Alevilik insanın içinde midir dışında mı?” diye bizi bir kavganın içine çekmeye çalışıyorlar” diyen Ali Balkız, “Sana ne benim alevilikten ne anladığımdan, sana ne” dedi. Ali Balkız, “Sayın Başbakan’a şunu söylemek isteriz, bu iş kapalı kapılar arkasında olabilecek bir iş değil. Hele hele Dolmabahçe yöntemleriyle çözülebilecek bir iş asla değildir. Biz Dolmabahçe'ye gelip görüşecek kesimler değiliz. Olmadık, olmayacağız. Biz meydanlarda konuşacağız.

İstanbul’da yaşayan Aleviler'e seslenen Ali Balkız, “Burada Şahkulu var, Karacaahmet var, bunlar Osmanlı döneminden kalma. Atalarımızdan kalma bizim mekanlarımız, dergahlarımız. Buradaki dostlarımız, dernek yöneticilerimiz ve vakıf yöneticilerimiz kirada oturuyorlar. Hangi caminin cemaati oraya kirayla girip çıkıyor, Hacıbektaş’ta olduğu gibi içeriye girerken bilet alıp giriyor. Bu ne biçim dünya, bu ne biçim hak, bu ne biçim hukuksuzluk” diye konuştu.

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Fevzi Gümüş de yaptığı konuşmada şunları söyledi:

“Biz kendisine ayrılan ödenek ile 8 bakanlığı bütçesini geride bırakan Diyanet İşleri Başkanlığı'nın kaldırılmasını istiyoruz. Diyanet laik bir devlette olmaması gereken bir kurumdur. Devlet inançlara eşit mesafede olmalıdır. Bizler alevi köyleri ve mapallelerine cami yapılmasına, Alevi çocuklarının asimilasyonuna hizmet eden zorunlu din deslerine de karşıyız. Çünki zorunlu din deslerinin insan hak ve özgürlüklerine aykırı olduğuna hem iç hukukta hem de AİHM'de karar verilmiştir. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Tunceli'de cemevi ziyaretine ayakkabı çıkararak girmesi kimi çevrelerce alkışlandı. Ama Cumhurbaşkanı bilmelidir ki cemevine saygının ilk koşulu Aleviler'in ibadet yerini tanımaktır”

Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Tekin Özdil de, şöyle konuştu:

“Bu gün ben Alevi'yim diyen cümlemiz siyasi dilenciliğe ve pazarlığa çevrilmeyi reddediyoruz. Dilencileştirilerek sözde bize kulak verilmiş gibi yapılarak siyaset sahnesinden kovulmayı reddediyoruz. Görün işte siyaset biziz ve buradayız. Daha dün bizi terörist ilan edenleri, sesini çıkaranları şaklaban ilan edenleri yanlarına alıp polis kordonları altında cekevlerimizi ziyaret ediyorlar. Cemevi gönül evidir. Sizin girdiğiniz yerse dört duvardır. Bu sesi herkes duysun. Eşitlik isteyenleri, ayrımcılığa hayır diyenleri, bu gün burada toplanan ülkemizin lanetlenmiş, ama güzel, ama yürekli insanlarının sesini siyasetin karanlık dehlizlerinde boğmak isteyen herkes duysun. Gücümüzü herkes görsün. Vazgeçin artık şu inkar politikasından. Asimilasyon insanlık suçudur, diyenler, bizi sünnileştirmek çabasından artık vazgeçin” diye konuştu.

KAYNAK : memlekethaber.com - 08.11.2009

Yorumlar

avatar Aslan İleri
0
 
 
size aşk olsun aşk-ı niyaz olsun .ne güzel bir çoşku idi.


Öyle bir denize dalmışım ki dibi yok. Öyle bir sıkıntıya düşmüşüm ki acısı yok. Öyle bir tolunay görmüşüm ki noksanı yok. Öyle bir hazîne bulmuşum ki vîrâne yok. NESİMİ
Isim *
E-Posta (Yorum onayi ve yazismalar icin)
ChronoComments by Joomla Professional Solutions
Yorumu Gonder
İptal
avatar Aşkın Can Bacık
0
 
 
Mükemmel bi mitingdi.
Pazar 24 Ocak 2010, 21:04
Yorumu Yanitla
Isim *
E-Posta (Yorum onayi ve yazismalar icin)
ChronoComments by Joomla Professional Solutions
Yorumu Gonder
İptal
avatar Güray Çakır
0
 
 
Alevi leri destekliyorum.Haklarına saygı gösterilmeli.Bu Devlet boyutunda olmalı.Bizim yöremizde (Karadenizin doğusu) bu kültür yok ama ben bu inançlı insanları yok saymamalıyız.. Devlet boyutunda bu fikirlere sahip çıkılmadır.Bundan zarar geleceğine inanmıyorum temelde düşüncesi insan sevgisi olan bir inancın topluma faydası olur zararı olmaz
Isim *
E-Posta (Yorum onayi ve yazismalar icin)
ChronoComments by Joomla Professional Solutions
Yorumu Gonder
İptal
Isim *
E-Posta (Yorum onayi ve yazismalar icin)
ChronoComments by Joomla Professional Solutions
Yorumu Gonder