Devrimci 78’liler Federasyonu, Meclis kürsüsünde 12 Eylül’de yaşananları dile getirerek, ‘gözyaşı döküp’, referandumda ‘evet’ oyu isteyen Başbakan Erdoğan’a, “Sekiz yıllık iktidarınızda bu açık hesabı kapatmak için hiçbir şey yapmadınız. Sandık görününce aç bir kurt gibi acıların ve değerlerin oluşturduğu aziz hatıralara saldırıyorsunuz. Devrimcilerin yakasından düşün” diyerek, tepki gösterdi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Salı günü grup toplantısında, 12 Eylül darbesi ile yaptığı konuşma sırasında ağlamasına tepkiler devam ediyor. Devrimci 78’liler Federasyonu, Başbakan’ın bu yaklaşımına cevap vermek ve darbenin otuzuncu yılında yapılacak etkinlikler hakkında bilgi vermek için Mülkiyeliler’de basın toplantısı düzenledi.
SAHİCİ OLMAYAN HÜZÜNLÜ BİR ATMOSFER
Toplantıda, Federasyon’a bağlı Ankara 78’liler Derneği Başkanı Hüseyin Esentürk konuşmasının başında DİSK Başkanı Kemal Türkler davasında sanığın duruşmaya getirilmeyerek davanın zaman aşımına uğratılmasına tepki gösterdi. Esentürk, konuşmasının devamında Başbakan’ın 12 Eylül’le ilgili yaklaşımını değerlendirdi. Başbakan’ın grup toplantısında yaptığı konuşmayı Federasyon olarak dehşetle izlediklerini belirten Esentürk, “Bize ait değerleri ağzına alması ve sahici olmayan hüzünlü bir atmosfer yaratarak istismar etmesi son derece çirkin bulunmuştur” dedi.
Erdoğan’ın, Erdal Eren ve Necdet Adalı’yı ahlarla yazıklamalarla anlatırken, yedi kişinin ölümüyle sonuçlanan Balgat Katliamı’nın eli kanlı katili Mustafa Pehlivan’ın mektubunu okurken de ağladığına dikkat çeken Hüseyin Esentürk, “AKP Grup toplantısı salonunda bir ağlama korosu oluşturulmuştu. Sonuçta da 12 Eylül günü yapılacak referandum işaret ediliyor ve ‘evet’ oyu isteniyordu. Böylece AKP’nin referandum propaganda profili de çizilmiş oluyordu” dedi.
SANDIK UZAKTAN GÖRÜNÜNCE POLİTİKACILAR AĞLAMAYA BAŞLAR
‘Türkiye de sandık uzaktan görülünce politikacılar ağlamaya başlar’ sözünün boşuna söylenmediğine işaret eden Esentürk, Başbakan’a ve devrimci değerleri burjuva çıkarlarına alet etmeye çalışanlara yönelik şunları söyledi:
“İstediğiniz kadar allayın pullayın, AKP darbe ürünü bir partidir. Hükümetin tercihli politikası sonucu ülkede Türk ve Kürt gençleri yaşamlarını yitirirken, televizyonların karşısına çıkarak, inandırıcılıktan uzak bir şekilde gözyaşını siyasal ranta dönüştürmesi bize siyasetin kirlenmede ölçü tanımadığını bir kez daha göstermiştir. Kürt sorununda 30 yıllık kanlı süreci bir kez daha halklarımıza dayatan bir iktidar pratiğinin ne kadar inandırıcılığı olabilir? Erdal Eren’i, Necdet Adalı’yı kirli politikalarınıza bulaştırmayın. Devrimci kardeşlerimizin onurlu mirasını ve onurlu mücadele tarihimizi hiçbir kürsüde hiç kimseye yem etmeyiz. Bu tür kirli politikalardan herkesi men ederiz. Başbakan’ın grup kürsüsünden yaptığı konuşmaları sokakta, meydanda, bir mezar başında yapanların ‘suç ve suçluyu övmek suçu’ndan yargılandığı, bu sayının onbinleri geçtiği bugünkü Türkiye gerçeği değil midir? Veysel Güney’in hala ziyaret edebileceğimiz bir mezarı bile yok. Meclis gündemine kaç defa getirmeye çalıştık. Böyle bir insanlık suçunu araştırma gereği duymadınız.
Sayın Başbakan samimiyseniz, 1) 12 Eylül yargılamalarını yok sayın, 2) insanlar ve toplum üzerinde cehennemi bir zulüm anlamına gelen 12 Eylül faşizminin fişlemelerini, adli sicil ve arşiv kayıtlarını güncelleyerek kullanmaktan vazgeçin, imha edin. 3) İşkenceyle, zulümle yok edilmiş insanlardan özür dileyin, iade-i itibarda bulunun, darbeler ve sonuçlarından dolayı toplumdan, halklarımız ve insanlardan özür dileyin, 4) darbe anayasasını ortadan kaldırın, yerine demokratik katılımcı bir anayasa hazırlanmasının altyapısını oluşturun. 5) Eğer samimiysen, darbecilerden ve oluşturdukları suç örgütlerinden hesap sor. 6) Vatandaşlıktan çıkartılanları kayıtsız şartsız geri al. 7) Faşizmin bedel ödettiği herkese tazminat öde. 8) Darbecilerin servetlerine el koy. 9) Darbeci generallere verilen unvanların geri alınmasını sağla. 10) Maaşlarını kes. 11) Diyarbakır, Mamak, Metris cezaevlerini müzelere dönüştür. 12) 10 yıl ve üzeri cezaevlerinde kalanlara süreye bakılmaksızın emeklilik hakkı ver. 13) Darbeleri ve darbecileri övenleri suç ve suçluyu övmekten yargılanmasını sağla.”
YOK ÖYLE YAĞMA!
Sözlerine, “Ama nerde sizde o yürek” diyerek devam eden Esentürk, şunları belirtti: “Daha dün milletvekillerince gündeme getirilen ’12 Eylül Darbecilerinin işledikleri suçları zaman aşımına uğratmamak için verilen kanun teklifini reddettirmeniz, samimiyetsiz olduğunuzu tescil ettirmiştir. Dünkü pratiğiniz bugünün aynasıdır” dedi. Otuz yıldır bekleyen bu açık hesabı kapatmak için AKP’nin sekiz yıllık iktidarı boyunca bir şey yapmadığına işaret eden Esentürk, “”Şimdi sandık gözükünce aç bir kurt gibi acıların ve değerlerin oluşturduğu aziz hatıralara saldırıyorsunuz. Gözü kara bir pragmatistin yapabileceği her şeyi yaparak, her türlü değerlere saldırarak, her türlü omurgasızlığı kuşanıyorsunuz. Yok öyle yağma! Her istediğinizi yapamazsınız ve her istediğinizi söyleyemezsiniz. Devrimcilerin yakasından düşün. Kaybettiğimiz yoldaşlarımızdan elinizi çekin. Kirli politikalarınıza alet etmeyin. Bizim değerlerimizi hiçbir şeyle, hiçbir kimseyle eşitlemeye kalkmayın.”
Esentürk, referandumda 78’lilerin tutumunun nasıl olacağı yönündeki bir soruya ise “13 Eylül sabahı uyandığımızda karşımızda hangi anayasa olacak? Sandıktan ‘Evet veya Hayır’ çıksa da yine 12 Eylül darbe anayasası olmayacak mı” sorusuyla yanıt verirken, darbe anayasasında yapılacak tadilatın kendilerini kesmediğini söyledi.
Erdal Eren ve Necdet Adalı’nın son mektuplarının okunduğu toplantıda, şair Mehmet Özer ve iktisatçı Ali Bilge de 12 Eylül’ün yıldönümü nedeniyle yapılacak etkinlikler hakkında kısa bilgi verdi..
Kaynak : (anf)-Birgün
|
Yorumlar